Kuruldu mu, kurulacak mı derken CHP’nin Özgür Özel’li son grup toplantısında nihayet beklenen sonuç açıklandı. Kod adı “Yeni Parti” olan yeni parti için kolların çok önceden sıvandığı belliydi ama bu açıklamayla herkesin bildiği sır ortaya çıkmış oldu. Geçen haftalarda Sosyal Demokrat Parti’nin (SODEP) kuruluşunda 12 Eylül’ün kurucular kuruluna uyguladığı veto tırpanını yazmıştım.
e-Devlet’te parti üyeliğine son verme hizmetinde yoğun başvuru nedeniyle yaşanan erişim engeli nedeniyle henüz sayı kesinleşmese de Özel’in açıklamasının ardından yaklaşık 2 milyon kayıtlı üyesi bulunan CHP'den ilk 1 saat içinde 387 bin kişinin istifa ettiği söyleniyor. CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise Özel ve arkadaşlarının CHP’den istifa etme kararından sonra istifa eden üye sayısı ile ilgili olarak sayının kamuoyunda dile getirildiği gibi olmadığını belirterek, “Sosyal medyada koparılan yaygaranın doğru olmadığını ifade etmek isterim. CHP üyelerinin 10’da 1’ine bile ulaşmamıştır istifa. Her 10 üyeden 9 tanesi CHP kimliği içinde siyasal mücadele yapmaktadırlar” açıklamasını yaptı. Bir iki gün içinde durum kesinliğe kavuşur nasıl olsa, bakalım onda bir mi, yüzbinler mi?
Gelelim yeni partinin kuruluş aşamasında neler olacağına. İlk engel, 12 Eylül cuntasından örnek alınırsa, kuruculara getirilecek yasaklar. Malum, başta partinin lideri olan Erdal İnönü olmak üzere kurucular kurulu listesi tam dört kez veto edilmişti.
12 Eylül cuntacılarının kontrolündeki Yüksek Seçim Kurulu 25 Ağustos 1983 gün ve 265 sayılı Kararı ile SODEP’in 6 Kasım 1983 genel seçimlerine katılmasına izin vermeyerek meseleyi kendince toptan halletmişti. Seçime sadece MDP, HP ve ANAP girebilmişti.
Gelelim meselenin ekonomik boyutuna. Malum “Yeni Parti”nin seçim yardımı alamayacağı için pek şansının olmadığının altı ısrarla çiziliyor. Ancak Özel’in butlan kararından sonra yaptığı yurt gezilerinde, yazlığını satıp yardım yapacağını söyleyen yazlıkçıdan tarlasındaki ürünü kaldırınca kazancını Özel’e vereceğini söyleyen çiftçiye kadar geniş bir destekçi kitlesi var gibi görünüyor. Özel ve arkadaşlarının bu konudaki muhasebe kayıtlarını henüz bilmiyoruz. Bu konuda çok fazla örnek olmadığı, var olan örneklerin de pek başarılı olmadığını düşünürsek yüksek bir yarın kenarında durmak gibi durumları.
Geçmişe baktığımızda bu duruma en yakın örnek yine SODEP. 1983 genel seçimlerine girmesi 12 Eylül cuntası tarafından engellenen SODEP örgütlenme çabalarından vazgeçmemiş, 25 Mart 1984 yerel seçimlerine hazırlanmaya çalışmaktadır. Yasal kısıtlamaların dışında en fazla zorlandıkları konu ekonomik zorluklardır.
Seçimler yaklaşırken 3 Şubat’ta Erdal İnönü başta SODEP üyeleri olmak üzere eski CHP yöneticilerine bir mektup gönderir. Eski CHP bakanlarından İsmail Hakkı Birler’in muhteşem arşivi içinde bulduğum mektup şöyle:
"Sayın İsmail Hakkı Birler,
Olağanüstü siyasal ve yasal koşullar içinde kurulan SODEP’in parasal sorunlarının çözümünde ilkeleri ve programına gönül verenlerin küçük miktardaki katkılarından yararlandığı sizin de bildiğiniz bir konudur. Bu çözüm aylık giderlerimizi karşılamaya ancak yeterli olmuştur. Yine de bir oranda borçlu bulunmaktayız.
Şimdi yerel seçimler dönemindeyiz. Bu seçimlerin en iyi şekilde değerlendirilmesi ortak görüşümüzdür. Her türlü tasarruf uygulamaları içinde olmamıza karşın bu dönemin vazgeçilmez giderlerini ivedilikle karşılamak zorundayız. Bu zorunlu sorunun çözümünde, sizin de bilinen çevre ve sosyal ilişkilerinizle özel bir çalışma içinde bulunabileceğiniz yolunda, Başkanlık kurulunda görüş birliği olmuştur.
Bu amaçla genel saymanlıktan adınıza bir cilt tahsilat makbuzu verilecektir. Bu zor fakat zorunlu uğraşta değerli çabalarınızı rica eder, saygılarımı sunarım.
Erdal İnönü
SODEP Genel Başkanı"
1984 yerel seçimlerine binbir badire atlatarak gelen SODEP, yüzde 23,4 gibi bir oyla seçimlerden ikinci parti olarak çıkmayı başardı. 12 Eylül yönetiminin icazetiyle kurulan -hakkını yemeyelim, muhalefet de yapmıştı- HP ise sadece yüzde 8,8 ile dördüncü parti olabildi. Şimdilik Özel ve arkadaşlarının “yeni parti” yolculuğunun sonu tekrar CHP’de mi biter muğlak ancak SODEP’in çizgisi ile yine “şimdilik” aynı gibi.


