Tansa Mermerci: SPOT arayıştan, ihtiyaçtan ve çokça da meraktan doğdu

Tansa Mermerci: SPOT arayıştan, ihtiyaçtan ve çokça da meraktan doğdu

"Ben kendi adıma genç bir koleksiyoner olarak sanatla daha derin bir ilişki kurabileceğim, soru sorabileceğim, tartışabileceğim, teoriyi pratikle bir arada deneyimleyebileceğim bir alan arıyordum. Bunları yaparkende ‘sanat üretimine nasıl destek olabilirim’i keşif etmek istiyordum. Bulamayınca da yaratmaya karar verdik. SPOT böyle doğdu"

Tansa Mermerci: SPOT arayıştan, ihtiyaçtan ve çokça da meraktan doğdu

SPOT, İstanbul’da bir kültür sanat girişimciliği. Kurucu ortaklarından Tansa Mermerci geçenlerde bir akşam SPOT’un 15. yılı dolayısıyla Mandarin Orient’in terasında, tam da Boğaz’ın kıyısında, koleksiyonerler, sanatçılar, gazeteciler, galeriler, küratörler, sanat kurumları gibi İstanbul’un tüm kültür sanat bileşenlerini bir araya getirdi. Otel’in üst katında bir odada sapsarı uzun giysisiyle beni karşıladı. Sarı, SPOT’un rengi. Tansa Mermerci; “Eğitim, üretim platformumuza ne isim koyalım diye düşünürken ben spot ismiyle geldim. Bir şeyi spot ediyorsun, yaklaşıyorsun onu aydınlatıyorsun, derinlemesine giriyorsun, onu sarı ışıkla aydınlatıyorsun” deyip platformlarının rengini ‘sarı’ olarak saptadıklarını anlattı.

Tansa Mermerci, ABD’nin prestijli üniversitelerinden  Rhode Island’daki Brown’da ekonomi okumuş. Türkiye’ye döndüğünde bir süre Mermerci ailesinin şirketi Akfil’de tekstil kısmında değil de gayrimenkul geliştirme bölümünde çalışmış; “Hani babamın bıraktığı yerden alırım diye düşünmüştüm” diyor. Ancak koşullar değişmiş ve aile hisselerini satmış. O dönem Türk resminin modernizme geçişini temsil eden Fikret Mualla, Fethi Arda, Sabri Berkel gibi sanatçılardan resim almaya başlamış. Tansa Mermerci ile sohbetimizde bana şunları anlattı:

“O dönem annemin babamın etkisiyle de kendime koleksiyoner diyemem ama toplayıcıydım. Sonra günümüz sanatçılarına ve güncel sanata ilgi duymaya başladım. Ne oluyor burada? Sergiler, bienaller var, kendimi eğitirsem daha bilinçli olarak genç ve güncel sanatçıların işlerini toplarım diye düşündüm. Başlangıçta koleksiyoner dürtüsüyle başladım ama sonra ‘ben ne yapabilirim’ dedim. Güncel sanat eğitimi almak istedim, verecek bir kurum bulamadım. Ucu bir sanatçıya dokunsun bir yerlere gitsin bu ilgim diye düşündüm. Kafamdan bu tür düşünceler geçip duruyordu. Derken kader karşıma benim kadar meraklı iki kişiyi, iki genç sanat profesyonelini çıkardı.  Bağmsız küratör Zeynep Öz ve İstanbul’da yaşayan küratör, proje yöneticisi, sanat danışmanı Laura Carderera ile birlikte 2011 yılında SPOT’u kurduk. Çabucak kendi kendin döndürmeye başladı bize finansal olarak da yük olmadı.”

Tansa Mermerci (sağda) ve Serfiraz Ergun

Önceleri 3-4 haftalık seminerler vermeye başladılar sanatseverlere, sanata ve özellikle de güncel sanata meraklılara. İlkbahar ve sonbahar döneminde seminerler verip gelirini de sanatçıları desteklemeye harcadılar. Daha sonra bir dönem Garanti Bankası ve Amex’in sponsorluğunda yurt dışından koleksiyonerler küratörler, galeri direktörleri davet edip bir tema altında seminerler yaptılar. Mermerci devam ediyor; “Elde edilen geliri de üretim desteğine ihtiyacı olan sanatçılara verdik. Bu fon ile kendilerini ileriye taşıyabilecek sanatçılara vermeye özen gösterdik. Ama böyle devam ederken önce eşinin işi dolayısıyla Laura ayrıldı sonra da 2016’da Zeynep. Ben yalnız kalınca sistemi biraz değiştirmeye karar verdim. Güncel Sanat 101-Güncel Sanat 201 ya da Güncel Sanat-Feminizm, Güncel Sanat-Mimari gibi başlıklar açtık. Teoriyi sürekli pratikle destekledik. Sahaya çıktık. Örneğin ‘Zero Akımı Nedir’ başlığını Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Zero sergisine giderek gezerek deneyimledik. Daha sonra Salı ve Çarşamba’ları olmak üzere her ilkbahar ve her sonbaharda 15’er derslik paketler hazırladık. Bunu bir üyelik platformuna çevirdik. Bu sistem çeşitlilik sağladı. Koleksiyoner, sanatçı atölyeleri ziyaretleri ile destekledik, besledik. Kurum, müze, galeri, sergi ziyaretleri çoğaldı.

Hatta İstanbul dışı gezilerimiz de oldu. Çanakkale, Samsun, Mardin Bienalleri’ne sponsor olduk, üyelerimiz bu etkinliklerden memnun kaldı. Katılımcılar benim gibi merak eden insanlardı ancak aralarından sanatçı çıktı, sanat hamisi çıktı, sanat platformu ya da online platform kuran çıktı, tasarım mağazası açan çıktı, biz onlardan onlar bizden faydalandı ve bugün de göreceğin gibi biz bir topluluk olduk. Birbirleriyle paylaşan, birbirlerinden öğrenen bir topluluk olduk. Covid’de bile kopmadık, çevrimiçi devam ettik. Sanat Destek Fon’umuz var. Bu akşam eserini gördüğünüz sanatçı Şafak Şule Kemancı da bu destek fonundan yararlandı. 18. İstanbul Bienali’nde (Kasımda biten, son bienal) Elhamra’da sergilenen işi, Ohio’daki Toledo Museum of Art tarafından satın alındı. Bu bizim için yalnızca önemli bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda bir sanatçıyla kurulan uzun soluklu ilişkinin, güvenin, sabırla büyüyen bir diyaloğun sonucu. Ve bağımsız dayanışma modellerinin neleri mümkün kılabileceğinin de somut bir göstergesi.”

Tansa Mermerci sarı giysisiyle, sarı panonun önünde yaptığı konuşmasına şöyle başladı:

“Biz 2011 yılında SPOT'u kurarken açıkçası 15 yıl sonrasını hayal etmiyorduk. O günlerde tek bildiğimiz şey, çağdaş sanat hakkında daha çok şey öğrenmek istediğimizdi. Ben kendi adıma genç bir koleksiyoner olarak sanatla daha derin bir ilişki kurabileceğim, soru sorabileceğim, tartışabileceğim, teoriyi pratikle bir arada deneyimleyebileceğim bir alan arıyordum. Bunları yaparkende ‘sanat üretimine nasıl destek olabilirim’i keşif etmek istiyordum. Bulamayınca da yaratmaya karar verdik. SPOT böyle doğdu. Bir iş planından çok bir arayıştan. Bir kurum fikrinden çok bir ihtiyaçtan. Ve çokça meraktan…”

Ve şöyle bitirdi:

“SPOT olarak bu akşam yalnızca bir yıl dönümünü kutlamıyoruz.  Biz birlikte geçirdiğimiz zamanı kutluyoruz. Birlikte öğrenmeyi kutluyoruz. Birlikte üretmeyi kutluyoruz. Ve belki biraz da, hızın bu kadar değerli olduğu bir çağda, derinliğe ve sürekliliğe olan inancımızı kutluyoruz.”

Gecede, sanatçı Şafak Şule Kemancı'nın SPOT'un 15. yılı için ürettiği eserler, Spotter diye adlandırdıkları topluluğun parçası olan 21 üyeye armağan edildi.

SPOT Projects'in 15. yıl programı sonbaharda kapsamlı bir seminer dizisiyle devam edecek. Ayrıca, 15 yıllık yolculuğun izlerini ve kolektif hafızasını geleceğe taşımayı amaçlayan bir arşiv kitabı hazırlığı da sürüyor.

İlgili İçerikler