İş hayatında kariyerler çoğu zaman başarısızlıktan kaybedilmez. Fark edilmeyen patinajlardan kaybedilir.
Karlı bir yokuşta kalan bir aracı düşünelim.
Motor çalışır. Devir yükselir. Lastikler döner. Dışarıdan bakan herkes aracın birazdan hareket edeceğini düşünür. Oysa araç yerinden kıpırdamaz. Patinajın en büyük belirtisi… Hareket ediyor olmasıdır.
Kariyerler de bazen tam olarak böyledir. Sabah erkenden işe gideriz. Akşam geç çıkarız. Takvimimiz dolar. Telefonumuz susmaz. Maaş yatar. Toplantılar devam eder. Performans değerlendirmelerimiz “idare eder.” Hatta zaman zaman zam bile alırız.
Her şey normal görünür.
İşte tehlike tam da burada başlar.
Çünkü patinaj yapan insanların büyük bölümü, patinaj yaptığını görmez.
Biz emeğimizi ölçeriz. Şirket ise ürettiğimiz değeri. Aradaki fark bazen yıllarca görünmez.
Bu yüzden iş hayatında en sık duyduğumuz cümlelerden biri şudur:
“Bu kadar çalışıyorum ama neden ilerleyemiyorum?”
Belki de soru yanlış.
Asıl soru şu olabilir: Gerçekten ilerliyor muyuz? Yoksa sadece hareket mi ediyoruz?
Kariyer patinajı sessiz başlar.
Önce Küçük sinyaller gönderir. Biz onları görmeyiz bazen de kondurmayız. Davet edilmediğimiz toplantı sorun değil, unutkanlıktır.
Oysa bazen o sinyaller, kariyerimizin kara kutusuna kaydedilen ilk uyarılardır. Kayıt başlar ve devam eder:
- Sürekli meşgul oluruz. Görünürlüğümüz artmaz.
- Toplantılarımız artar. Etkimiz artmaz.
- Şirket değişir. Hikâyemiz değişmez.
- Maaşımız artar. Öğrenme hızımız artmaz.
- Herkes bizi tanır. Kritik işler yine bizde değildir.
- Çok çalışırız. Daha az fark yaratırız.
- Outlook takvimimiz kariyerimizden daha başarılıdır.
- Günlerimiz dolar. Geleceğimiz dolmaz.
Eğer bu maddelerden birini “Evet. Bu gerçekten var” diye yakaladıysanız tesadüf olabilir. Ya birkaçı… Artık tesadüf olmak için fazla göze batar. Tesadüf değildir.
İşin ironik tarafı ise bundan sonra başlar.
Çözümü yine daha fazla çalışmakta ararız. Biraz daha erken geliriz. Biraz daha geç çıkarız. Biraz daha fazla toplantıya gireriz. Biraz daha fazla sorumluluk alırız. Çünkü daha fazla eforun bizi ileri taşıyacağını düşünürüz.
Oysa buz üzerinde gaza biraz daha fazla basmak aracı ileri götürmez. Sadece patinajı büyütür.
İş hayatında yanlış çözümler üretmek tehlikelidir. Ama yanlış problemi çözmeye çalışmak çok daha tehlikelidir. Çünkü doğru çözümler bile bizi yanlış yere götürebilir. Belki de problemimiz daha az çalışmak değildir. Belki de yanlış problemi çözmeye çalışıyoruzdur.
Harvard Business Review’da yıllardır yayımlanan araştırmalar benzer bir noktaya işaret ediyor; yöneticilerin ve profesyonellerin kariyerlerini sınırlayan temel neden, çoğu zaman teknik bilgi eksikliği değil; davranış kalıpları, geri bildirime kapalılık, ilişki yönetimi ve değişime uyum sağlayamamalarıdır.
Yani sorun çoğu zaman motor değildir. Motor güçlü olabilir. Ama motor tek başına uçağı havalandırmaz. Bizi önce havalandıracak, sonra havada tutacak ve yükselmemizi sağlayacak kanatlara ihtiyacımız vardır.
Kariyerler de böyledir.
Bir noktadan sonra daha büyük bir motora değil… Daha güçlü kanatlara ihtiyaç duyarız.
Bir süre sonra içten içe bir şeylerin ters gittiğini hissederiz.
Ama nedenini öğrenemeyiz.
Çünkü iş hayatında gerçek geri bildirim nadirdir. Yöneticimiz moral bozmak istemez. Çalışma arkadaşlarımız ilişkiyi bozmaktan kaçınır. Performans görüşmeleri ise çoğu zaman teşhis koymaktan çok diplomatik cümleler üretir.
Sonuçta problem görünmez kalır. Biz de çözümü yanlış yerde aramaya devam ederiz.
Önce motivasyon düşer. Sonra merak. Sonra enerji. En sonunda performans.
Bir zamanların istekli çalışanı, zamanla sadece görevini yapan birine dönüşebilir.
Daha da kötüsü… Çözülemeyen kariyer patinajı bizi, çalıştığı kuruma küsen, sürekli şikâyet eden ve çevresine olumsuzluk yayan birine dönüştürebilir.
Ben bu evreye Patinaj Bölgesi diyorum.
Bugün ayrıntısına girmeyeceğim.
Çünkü o, başlı başına başka bir yazının konusu.
Sadece şu kadarını söyleyeyim.
Karlı bir yokuşta patinaj yapan araç sonsuza kadar aynı yerde kalamaz. Bir süre sonra geri kaymaya başlar.
Kariyerler de böyledir. İş dünyası değişir. Teknoloji değişir. Beklentiler değişir.
Biz değişmezsek aynı yerde kalmayız. Gerileriz.
Belki de bugün kendimize sormamız gereken en rahatsız edici soru şudur:
Motorumuz gerçekten bizi ileri mi götürüyor?
Yoksa sadece daha fazla ses mi çıkarıyor?
Kara kutu notuKariyerler çoğu zaman başarısızlıktan değil, fark edilmeyen patinajdan kaybedilir. |
Gelecek hafta
Yıllardır Z Kuşağı’nı konuşuyoruz.
Peki ya yanlış soruyu soruyorsak?
Belki de asıl sorun Z Kuşağı değil; onları hâlâ 1995 model yönetim anlayışıyla yönetmeye çalışan yöneticilerdir.
Gelecek hafta, iş hayatının en tartışmalı mitlerinden birinin kara kutusunu birlikte açacağız.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


