Sisli Vadi dosyasında sürpriz tanıktan itiraf: “Dere yatağında 200 ağaç önce kesildi, sonra gömülerek gizlendi!”

Sisli Vadi dosyasında sürpriz tanıktan itiraf: “Dere yatağında 200 ağaç önce kesildi, sonra gömülerek gizlendi!”

“Bayrak Ailesi, dere yatağındaki müdahale ile yetinmeyip arazi içerisine yaklaşık 2,5 dönüm büyüklüğünde devasa bir çukur açıp bu çukurun içini membran ile kapladı. Özellikle ahırın tam yanından dere boyunca kesilen ağaçların kütüklerini gömmüş ve bu şekilde zemini yükseltmişlerdir. Dere yatağı değiştirilmiştir. Bülent Bayrak, bu süreçte ‘Selden etkilenmesin diye toprağa ağaçların kütüklerini gömdük. Artık sorun olmayacak’ diyerek suyun doğal akışını engellediğini söyledi. Bahri Bayrak ise; ağılların etrafını incelerken, ‘gelen su ağıllara zarar vermez, direkt dereye gider’ şeklinde konuştu”

Sisli Vadi dosyasında sürpriz tanıktan itiraf: “Dere yatağında 200 ağaç önce kesildi, sonra gömülerek gizlendi!”

İğneada Longoz Ormanları’nda Eylül 2023’teki sel felaketinde Sisli Vadi adlı tesiste gerçekleşen facia sonrasında yaşanan gelişmelere geçen hafta bir yenisi daha eklendi.

Tesiste konaklayan altı kişinin sele kapılıp yaşamlarını kaybetmeleriyle ilgili üç yılı geçen sürede adli ve idari soruşturmaların yanı sıra kovuşturmalar yürütüldü.

Özellikle tesisin kuruluş ve sel felaketine kadar devam eden faaliyet sürecinde ihmaller zinciri oluştuğu ortaya çıktı. Kentin eski valileri Osman Bilgin ve Birol Ekici başta olmak üzere il özel idare personeli ile jandarmanın da aralarında bulunduğu kamu görevlerinin, faciayı davet eden yaklaşımları gün yüzüne çıktı.

İki valinin dosyası halen Yargıtay’da incelenme aşamasında.

Sisli Vadi dosyasında geçen hafta ilginç bir gelişme yaşandı Kırklareli’nde.

Tesisin sahibi Bülent Bayrak, “birden fazla kişinin ölümüne neden olma” iddiasıyla iki kez yargılandı ve 18 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Geçen hafta yaşanan gelişmede ise; tesisin sahibi Bülent Bayrak’ın, Sisli Vadi’nin kurulması sırasında arazideki ağaçları izinsiz ve usulsüz şekilde kestirilmesini sağladığı iddiası gündeme geldi.

İddianın sahibi Hakkı Can Cigal adlı yurttaş.

Cigal, 2018’in mayısından itibaren tesisi sahibi Bülent Bayrak’ın ailesinin yanında çalışmaya başlayan bir emekçi.

Sisli Vadi’deki sel faciasından üç yıl sonra Cigal, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’na dört sayfalık dilekçe verip, tesisin inşası sırasında tanık olduğu olayları anlattı.

“Arkamız sağlam”

Başsavcılığa verdiği dilekçede tesisin sahibi Bülent Bayrak, babası Bahri Bayrak, tesisin şefi konumundaki Şener Kipile Orman Muhafaza Müdürlüğü personelinden şikayetçi olan Cigal, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Olayların yaşandığı dönemde şüphelilerin yanında yalnızlığa geçimini temin etmeye çalışan emir ve talimat altında bulunan bir işçi konumundaydım. Şüpheliler ve saha sorumluları, her sorumda ‘biz resmi kurumlardan her türlü izni aldık. Ruhsatlarımız tam, arkamız sağlam’ diyerek tarafımı yanıltıp, yasalara uygun hareket ettiklerinde beni inandırmışlardır.

Ayrıca o dönemde işimi kaybetme korkusu ekonomik bağımlılık ve şüphelilerin çevredeki nüfusundan çekinmem sebebiyle doğrudan adli mercilere başvurma imkanı fiilen bulunmamaktaydı.

Ancak 5 Eylül 2023’te altı insanın hayatını kaybettiği o büyük faciadan sonra yapılan kaçak yapılaşmanın, doğal dere yatağının değiştirilmesini ve yüzlerce ağacın gömülmesini yarattığı somut tehlikelerin boyutunu bölgede her şiddetli yağış da oluşabilecek felaketin vahametini ve doğaya verilen telafisi imkansız zararı vicdanen çok daha ağır biçimde idrak ettim.”

“Ağaçları kökünden kesip kesemeyeceğimi sordular”

Cigal, Bayrak Ailesi’nin yanında işe başladığı ilk dönemde tesisin bulunduğu arazinin etrafına tel örgü ve çit çekme gibi çevre düzenlemesinde çalıştığını belirtirken sonrasında yaşadıklarını savcılığa şöyle aktardı:

“Bu süreçte arazide geçmişte yaşanan sel olayları gerekçe gösterilerek sahaya kato ve kepçe gibi büyük iş makinaları getirildi. Tarafıma ‘ağaçları kökünden kesip, kesemeyeceğim’ sorulduğunda bu konuda tecrübem olmadığını belirterek ağaçları kökünden kesmeyi reddettim.

Bunun üzerine şüpheliler, dışardan özel bir kesim ekibi getirdi. Tarafımca durumun yasal olup olmadığını sorulduğunda; şüpheliler, ‘gerekli tüm izinleri aldık. Hiçbir sorun yok’ diyerek beni ve çevreyi teskin etmeye çalıştılar.

Gelen kesim ekibi, saha şefi Şener Kip’in koordinesinde ve Bahri Bayrak ile Bülent Bayrak’ın doğrudan talimatlarıyla dere içerisinde çalışma başlattı.

Hiçbir resmi işaretleme, damga veya orman işletme izni bulunmaksızın tamamen keyfi şekilde dere yatağında ve çevresinde yer alan 200’ü aşkın ağaç, iş makinaları ve motorlu testerelerle kesildi.”

“Kesilen ağaçların gömülmesi talimatı verildi”

Dere yatağındaki kesilen ağaçların gizlenmesi çerçevesinde arazide yapılan işlemleri dilekçesinde anlatan Cigal, önemli bilgileri de savcılığa verdi:

“Kesilen bu ağaçlar dereden çıkarılarak arazide bulunan ağılların arkasına taşınmıştır. Kesilen ağaçların çok kıymetli olduğunu gördüğümden Bahri Bayrak’a hitaben ‘Bunlar çok kıymetli ağaçlar. Bunlar neden resmi yoldan değerlendirmiyorsunuz da toprağa görmüyorsunuz’ diye sordum.

Bahri Bayrak ise; ‘yok, biz bunları böyle gömeceğiz’ diyerek talimat verdi. Kesilen yüzlerce ağaç kütüğü, açılan çukurlara çekilmiş ve yüzleri kalın toprak tabakası ve kapatılarak gizlendi.”

Saha şefi: Onlar her şeyi ayarlamıştır

Tanık Cigal, ağaçların kesimi sırasında saha şefi Şener Kip’in yanında gidip, “Şener abi, bu ağaçları kesilmesi sıkıntılı resmi kurumlardan izin alınmadı. Başımız ağrır” dedi.

Şef Kip’in yanıtını ve sonrasında yaşanan gelişmeleri Cigal’ın başvurusundan okuyalım:

“Kendisi bana, ‘onlar her şeyi ayarlamıştır. Sen karışma’ dedi. Bahri Bayrak da benzer şekilde ‘sıkıntı yapma kardeşim, ben buradayım’ diyerek yasadışı eylemleri bilerek, isteyerek sürdürdü.

Bölgede yaşayan köylülerden birisi 15 dakika biçki motoru çalıştırsa, orman muhafaza memurları derhal müdahale ederken; söz konusu arazide haftalarca iş makinaları ile devasa çalışma yapılmasına rağmen olay yerine hiçbir kamu görevlisi gelmemiştir. Adeta göz yumulmuştur.

Bayrak Ailesi, sözde dere ıslah çalışması adı altında dere yatağını değiştirmek amacıyla komşu tarla sahipleriyle görüştü. Ancak komşular, bu ıslah taleplerini reddetti. Komşuların izin vermemesi üzerine Bayrak Ailesi, yalnızca kendi parsel sınırları içerisinde çalışma yaptı.”

“Sahada işleri bizzat Bülent Bayrak yönetti”

Cigal, bölgedeki aşırı yağış sonrasında gerçekleşen sel felaketine yol açan süreci anlatırken savcılığa şu bilgileri aktardı:

“Süreç içerisinde Bülent Bayrak işleri bizzat sahada yönetmeye yoğunlaşmış ve bana ‘Bak artık sel olmuyor kardeşim. O kadar yağmur yağıyor sular dereye sığıyor’ dedi.

Kendisine ‘Aman dikkat edin abi. Tedbiri elden bırakmayın. Burası çok büyük bir dere yatağı, yukarılarda çok sayıda kol ve çatal su birleşip geliyor, felaket olur’ şeklinde uyarılarda bulundum.

Buna karşılık Bülent Bayrak, ‘Yok kardeşim artık sıkıntı yok. O kadar yağmur yağdı. Koca kış, ben takip ettim, biz dere yatağını genişlettik. Artık gelen suları dere taşıyor, taşkından etkilenmez’ dedi.

Burada; Bayrak’ın söylediğinin tam tersinin geliştiğini, değiştirilen dere yatağının seli taşıyamadığını ve beraberinde felakete neden olup 6 kişinin yaşamına mal olduğunun altını çizmek gerekecek sanırım.

“Ağaçlar, kütük halinde gömüldü”

Cigal’ın başvurusundan aktarmaya devam ediyorum:

“Bayrak Ailesi, dere yatağındaki müdahale ile yetinmeyip arazi içerisine yaklaşık 2,5 dönüm büyüklüğünde devasa bir çukur açıp bu çukurun içini membran ile kapladı.

Özellikle ahırın tam yanından dere boyunca kesilen ağaçların kütüklerini gömmüş ve bu şekilde zemini yükseltmişlerdir. Dere yatağı değiştirilmiştir. Bülent Bayrak, bu süreçte ‘Selden etkilenmesin diye toprağa ağaçların kütüklerini gömdük. Artık sorun olmayacak’ diyerek suyun doğal akışını engellediğini söyledi. Bahri Bayrak ise; ağılların etrafını incelerken, ‘gelen su ağıllara zarar vermez, direkt dereye gider’ şeklinde konuştu.”

Bu aşamada bir ek bilgi vereyim; felaketin ardından yaşamını kaybedenlerin cansız bedenleri üzerinde yapılan otopsi işleminde vücutlarında “kütük darbesi aldıkları” belirlenmişti.

Devam ediyorum.

Sisli Vadi’ye yapay gölet ve bungalov inşaatı

Cigal, suç duyurunda Sisli Vadi’ye yapay gölet yapılması konusunda da bilgi aktardı:

“Ben, gölet yapılacağını söylediklerinde kendilerine bu işlemi yasal olup olmadığını sordum. Yine ‘gerekli izinleri aldık’ cevabını verdiler. Açılan bu devasa çukurun içerisinde beton dökülmüş tabanı ve yanları su sızdırmaz membran yalıtım malzemeleri ile kaplanarak yapay gölet inşa edildi.

Ardından bu göletin etrafındaki zemin iş makineleri ile doldurularak kot farkı yapay biçimde yükseltildi ve üzerlerine bungalov yapılar inşa edildi.

İnşaat sırasında ‘Zaten her zaman sel gelmesinden şüpheleniyoruz. Önlem amaçlı bu şekilde kod farkını yükselttik, taşkın olsa bile korkulacak bir şey yok’ dediler.”

Bayrak Ailesi’nin yanında çalışan Hakkı Can Cigal’ın anlatımları ve iddiaları, faciaya nasıl davetiye çıkarıldığını yeterince gösteriyor.

Savcılık soruşturma başlattı, arazide kazı yapılması talep edildi

Tanık Cigal’in anlatımları sonrasında hem Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığı hem de Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Her iki savcılıkça yürütülen soruşturmada, arazinin havadan çekişmiş önceki ve sonraki fotoğrafları da dosyaya girdi.

Demirköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bölgede kazı yapılması için harekete geçti. Başsavcılık, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün yanı sıra İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Orman İşletme Müdürlüğü’ne yazı gönderip gerekli inceleme yapılması talimatını verdi.

Savcılıklarca yapılacak soruşturmada yeni delillere ulaşılması halinde yeni bir adli süreç başlayacak doğal olarak. Faciada ihmali görüldüğü belirlenen yeni kamu görevlilerine yönelik adli ve idari soruşturma yürütülecek.

Sisli Vadi dosyasında kayıp yakınları aileler, hak ve adalet aramaya devam ediyor.

Tolga Şardan yazdı:

Sisli Vadi felaketinin ardındaki “sisler"

Sisli Vadi'nin eski çalışanı anlatıyor: "İçi para dolu çanta, Vali'ye verildi"

Sisli Vadi'nin ortağı: "Bana telkin ettikleri gibi ifade verdim"

Sisli Vadi soruşturmasında gelişme: Vali'nin koruduğu AFAD Müdürü'ne yargılama kararı, kaçak tesiste adliye pikniği!

Başsavcı görevden alındı, Sisli Vadi’nin sisi kalkıyor!

Sisli Vadi dosyasında önemli gelişme: Tesis yöneticisinin ölümüyle ilgili cinayet soruşturması başlatıldı!

Savcı Sisli Vadi’de “olası kasıtla adam öldürme”den ceza isterken, mahkeme “bilinçli taksirle” suçu neden hafifletti!

İçişleri Bakanlığı, Sisli Vadi faciasında ikisi vali, 9 kamu görevlisi hakkında “soruşturma izni” verdi

Sisli Vadi dosyasında “yüz kızartan” vahim iddialar

İçişleri Bakanlığı: Vali Osman Bilgin, Sisli Vadi’nin sahiplerinden rüşvet aldı!

İki dosya, iki karar: Kartalkaya ve Sisli Vadi dosyalarından çıkan farklı kararlar!

Hakkında 150 yıl hapis cezası istenen bürokrat, mesaiye devam ediyor: Sisli Vadi dosyasında neler oluyor?

Sisli Vadi’de yeni gelişme: 700 bin lira karşılığında “yalancı tanıklık” iddiasına dava açıldı

 


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler