Bolu’nun Kartalkaya mevkiindeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’ün henüz ilk saatlerinde başlayan, 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 130 kişinin de yaralandığı otel yangını hâlâ belleklerdeki tazeliğini koruyor.
Yangının sebebi; tedbirsizlik, ihmâl, görevi kötüye kullanma, denetimsizlik, vurdumduymazlık, sistemin başıboş hâle getirilmesi, devletin görevini yerine getirmemesi, siyasi torpil, “ben yaptım oldu”cu yaklaşım.
Kartalkaya’daki “katliam”a müdahale edildiği saatlerde, ülkenin başka bir bölgesindeki otelde can pazarı yaşanıyordu.
Tarih 21 Ocak 2025.
Sivas’ın merkez ilçesindeki Yıldızdağı Kış Sporları ve Turizm Merkezi’nde faaliyet gösteren Yıldızhan Otel’de sabah 09.30 dolayında yangın çıktı.
Otelin alt kısmındaki kayak yapan sporcu ve antrenörlerin kullandığı odada “patlama ve parlama” şeklinde başlayan yangın hemen büyüdü.
Yapılan müdahaleye rağmen odada bulunan B.D.Y., K.G., N.E., Z.B.Ç., R.B.A., R.A. ve B.A., yangından etkilendiler. Odayı kullanan genç sporcular hastanede tedavi edildiler. Farklı derecelerdeki yanıklar tıbbi müdahale sonrasında tedavi altına alındı. Fakat, yaralılardan N.E.’nin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yangından etkilendiği anlaşıldı.
Kartalkaya’daki facia görünümlü katliamın yarattığı gündem nedeniyle Yıldızhan Otel’deki facia, geri planda kaldı maalesef.
Olayın ardından Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı zaman geçirmeksizin adli soruşturmayı başlattı.
Faciada yaralananların ifadeleri alındı. İtfaiyeden rapor alındı. Olay yerinde yapılan kriminal inceleme sonrasında Jandarma Genel Komutanlığı’ndan olay yeri inceleme raporu dosyaya girdi.

Valiliğin firması binayı kiralayıp otel yaptı
Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma geçen ağustosta yani olayın üzerinden geçen 19 ay sonra iddianameye dönüştürüldü!
Birazdan yaşananları detayına girince hazırlık soruşturmasının neden uzadığını anlamak daha kolay olacak kuşkusuz.
Olayın birden fazla boyutu var.
Önce Yıldızhan Oteli’n konumundan başlayayım. Otelin binası, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne ait.
Binayı, üniversite ile yapılan anlaşma çerçevesinde kiralayıp otel olarak işleten Sivas’ta kurulu bulunan Buruciye A.Ş. adlı kamu firması.
Buruciye A.Ş., Sivas Valiliği bünyesindeki il özel idare genel sekreterliğince 2015’te kuruldu. Kurucusu bir dönem Sivas Valisi ve şimdinin Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan. Firmanın güncel yönetiminde mevcut Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, yönetim kurulu başkanı.
Buruciye A.Ş., üniversiteden kiraladığı binayı kış sporları faaliyeti kapsamında otel haline dönüştürdü. Bu arada Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün 2023’teki başvurusu sonrasında otelin alt katındaki bir bölümü kayak sporcularının kullanımına sundu.
Sporcular ve antrenörleri, kış dönemindeki kayak çalışmaları sırasında söz konusu odaları kullandılar.
Yangının çıkmasına yol açan vahim eksikler
Şimdi asıl boyuta geçeyim.
Kartalkaya yangını nedeniyle kamuoyunda fazlaca bilinmeyen yangın, kayak sporcularının kullandığı işte bu odalardan birisinde gerçekleşti.
Savcılık soruşturması kapsamında, olayla ilgili görevlendirilen iki bilirkişi, 2025 Ağustos’ta on iki sayfalık rapor yazıp savcılığa teslim etti.
Yangının çıkış sebepleri ve sonrasında yaşananları aktaran bilirkişi raporunda uzmanlar; otel binasındaki kazan dairesinde bulunan doğal gaz boru hatlarının ek parçalarında gaz kaçağı olduğunu tespit etti.
Uzmanlar, kaçakla biriken doğalgazın pis su hatları, havalandırma hatları veya kapı eşiklerinden sızarak, sporcu odasında toplandığını ve odada oluşan bir kıvılcım ile birleşmesi sonucunda yüksek basınçlı bir patlamayla birlikte yangın yaşandığını ortaya koydu.
Bilirkişi raporunda ayrıca kazan dairesinde bulunan gaz dedektörünün çalışmadığı, oluşan gaz sızıntısında sesli uyarı vermesi gerektiği yer aldı.
Uzman raporuyla vahim bir tablo ortaya çıktı aynı zamanda.
Şöyle ki; tesiste Haziran 2024’te yapılan denetim sonrasından iş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirme raporunda “yangın algılama ve söndürme sistemleriyle ilgili sesli ve ışıklı uyarı sistemlerinin çalışmadığı ve bu durumun ‘kabul edilemez bir risk olduğu’ değerlendirildi.
Peki yangının yaşandığı 21 Ocak 2025’te tesiste durum neydi?
Kutlarım, bildiniz!
Uyarı verilmemesiyle nedeniyle dedektörün “selenoid gaz valfini” kapatmadığı belirtilen raporda, kazan dairesi dışında uyarı levhalarının bulunmadığı, oluşan yangın ve duman sonucunda “duman sensörlerin sesli uyarı” vermediği ve “bozuk olduğu” kayda geçirildi.
Ayrıca kente doğalgaz dağıtımını gerçekleştiren firmanın verdiği raporda da özetle; “LNG tesisinin çıkışında bulunan filtre hattındaki rekor bağlantısından gaz kaçağı tespit edildiği, filtre hattından kazan dairesi regülatör hattına giden yer altı iç tesisat hattından yeraltı gaz kaçağı tespit edildiği, kazan dairesi regülatör hattında ve kazan bağlantılarında gaz kaçağı tespit edildiği, patlamanın meydana geldiği odada ve lavabo giderlerinde metan gazı tespit edildiği” bilgisi aktarıldı.

Bir yıl sonra yapılan keşif
Devam ediyorum; bilirkişi raporu yetersiz görülmüş olsa gerek, savcılık soruşturmasında bir de olay yerinde keşif gerçekleştirildi.
Sivas 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı doğrultusunda olaydan tam bir yıl sonra yangının çıktığı olay yerinde keşif gerçekleştirildi.
Keşif heyeti, olaydan bir yıl sonra olay yerindeki tespitlerini tek tek rapora döktü.
Soruşturma dosyasına giren 2 Nisan 2026 tarihli keşif raporunda yaşananlar “teknik açıdan inceleme” ve “iş sağlığı ve güvenliği sorumlulukları” olarak iki farklı başlıkta değerlendirildi.
Teknik açıdan incelemede; “olayın yaşandığı oda ile kazan dairesi arasındaki duvarın tavanla birleşim noktasının betonarme yapıyla birleşmediği, EPS ısı yalıtım malzemesinin tavanla duvar arasında kaldığı, bu durumun gaz sızıntısının diğer odaya geçişine zemin hazırladığı” anlatıldı.
Aynı raporda, kazan dairesinin tavanında taş yünü asma tavan bulunduğu ve asma tavanla tavan döşemesi arasında yaklaşık 40 cm’lik boşluk bulunduğu, boşlukta “gaz sızıntısının birikmesine engel olmak amaçlı gaz alarm dedektörünün bulunmadığı” tespit edildi.
Raporda, odada bulunan spor malzemeleri arasında yer alan materyallerin korunaklı olması nedeniyle parlama ve yangına sebep olan gazın doğalgaz olduğu ifade edildi.
İş sağlığı ve güvenliği bölümündeki tespitler de çok farklı değil.
Raporda, oda tavanındaki duman dedektörünün koruma kapağının çıkartılmadığı ve ısıyla eridiği belirlendi. Ayrıca, bodrumdaki tüm duman dedektörlerinin koruyucu kapaklarının çıkartılmadığı kayda geçirildi.
Odada mevcut dedektörlerin koruyucu kapaklarının çıkartılmaması ve yangın algılama sisteminin çalışmamasının “yangına müdahalede geç kalınmasına yol açığı” belirtilen raporda, “söndürme sprink sisteminin olmaması nedeniyle kazazedeler yangından daha fazla etkilenmiştir” denildi.
Raporda, kazan dairesindeki dedektör ve sensörlerin periyodik kontrol ve bakıma alınmadığı vurgulanırken, “tespitler yapılmış ancak ilgililer bir aksiyon almamıştır. Mevcut dedektörlerin kapaklarının sökülmemiş olması ve yangın algılama sisteminin çalışmaması bununla birlikle söndürme sprinkler sisteminin bulunmamasından kaynaklı sorumluluk Buruciye A.Ş.’dedir” görüşü verildi.
Asli kusurlu sanıklar
Doğrusunu söylemek gerekirse; savcılık hazırlık aşamasında herhangi bir aksaklık bırakmadan iddianameyi hazırlamış görünüyor.
İddianamede savcılık, üniversite yönetimi ile Buruciye A.Ş. arasındaki kiralama sözleşmesinde “Kiracı idarenin izni olmadan sözleşmenin bir kısmım veya tamamını devredemez, sözleşmeye ortak alamaz” hükmüne yer verdi.
Oluşan tablo sonrasında savcılık; iddianamede Yıldızhan Otel Genel Müdürü ve aynı zamanda Sivas Valisi Yılmaz Şimşek’in yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Buruciye A.Ş.’nin Genel Müdürü Mustafa Altun, otelin sorumlusu Hamid Kurbanoğlu, otelin sorumlusu Sedat Kuruçay, kaloriferci Mehmet Dal ile mühendis Özgür Taşkıran’ın “asli kusurlu” olduğunu vurguladı.
Savcılık, aynı zamanda dosyanın sanıkları hakkında TCK’nın 89/4. maddesi hükmüne göre, taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması iddiasıyla 9 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talebinde bulundu.
Vali Bey, personeli korudu!
Soruşturma sonrasında savcılık, tesisi kiralayan Buruciye A.Ş.’nin sahibi konumundaki Sivas İl Özel İdare Genel Sekreterliği’nde görevli Genel Sekreter Yardımcısı Mevlüt Soysal, İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürü Sabri Şanlı ile mühendisler Kübra Kazar ve Yağmur Erpul’u “tali kusurlu” buldu. Söz konusu isimlerin kamu personeli olmaları sebebiyle haklarında soruşturma izni verilmesi gerekti.
Sivas Valiliği, savcılık talebi sonrasında dört personel hakkında soruşturma yürüttü.
Sonuçta, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, kendisine bağlı personel hakkında soruşturma izni vermedi!
Kararın gerekçesi ise soruşturma açılmasını gerektirecek ölçüde yeterli ve somut delil elde edilememesi ve suçun maddi manevi unsurunun oluşmamasının anlaşılması.
Mağdur yakınları bu karara itiraz etti geçtiğimiz günlerde.
Oysa savcılık, dört kamu personeli hakkında “tali kusurlu” oldukları yönünde değerlendirme yaptı dosyada.
Soruşturma aşaması tamamlanan dosyanın yargılama aşamasına geçildi dün itibarıyla.
Faciadan ucuz kurtulmaya mı sevinmek lazım? Yoksa kusurlu bulunan personelin valilikçe kurtarılmasına mı üzülelim? Bilemedim…
Esenyurt’ta kayyımın yaptığına bakın!
Bu kadar yolsuzluk ve vurgun haberleri arasında dün ilginç bir bilgi kamuoyuna yansıdı.
Ahmet Özer’in görevden alındığı Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyım heyetinde yer alan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada gözaltına alındı.
Ulutaş hakkındaki iddia; Esenyurt Belediyesi’nin gerçekleştirdiği bazı ihalelere fesat karıştırılması ve müteahhitlerden rüşvet alınması.
Ulutaş’ın evinde yapılan aramada ele geçirilenler şöyle:
“450 bin 854 dolar, 31 bin 815 avro, 2 milyon 580 bin lira nakit para, 35 bilezik, 36 kolye, 42 küpe, 17 yüzük, 9 bileklik, 4 saat ve 2 lüks marka saat ile çeşitli altın ve ziynet eşyası.”
Aynı zamanda avukatlık yapan Ulutaş’ın önceki görevi AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nde başkan yardımcısıydı.
Beyoğlu’nun CHP geçmesiyle birlikte diğer değişle boşta kalınca Esenyurt’a görevlendirildi.
Hatırlanacağı üzere, ilçe belediyesine kayyum Ekim 2024’te atandı. Ulutaş da bu tarihten sonra başkan yardımcısı yapıldı.
Kendisine bağlı birimler; Destek Hizmetler Müdürlüğü, Gelirler Müdürlüğü, Hukuk İşleri Müdürlüğü, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü, İşletme ve İştirakler Müdürlüğü, Mali Hizmetler Müdürlüğü, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü gibi “akçeli” işlevi olan makamlar.
Ulutaş’a yönelik yeni iş yerindeki iddia dikkat çekici. Tabii bir fon olayı kadar değil. Ancak evinden çıkan menkul varlığın açıklaması mutlaka olmalı.
Bilindiği üzere; Esenyurt Belediyesi’nin kayyum başkanı da Beyoğlu’ndan geldi. Beyoğlu Kaymakamı Can Aksoy, İçişleri Bakanlığı’nca çıkarılan özel kararnameyle bir gecede kaymakamken vali yardımcısı yapıldı ve Esenyurt’a kayyum olarak atandı.
Hatırlatayım dedim.
İçişleri Bakanlığı, hem Sivas’a hem de Esenyurt’a müfettiş görevlendirmesi yapıp, görevden alma işlemi gerçekleştirir mi acaba?
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


