Türkiye’de sürmekte olan ve Ekim’in ilk haftalarında önemli gelişmeler yaşanmasını beklediğimiz barış süreci, önümüzdeki hafta, dünyadaki tüm çatışma çözümü süreçleri örneklerinin bir araya getirilerek ele alınacağı bir konferansta Londra’da tartışılacak.
Britanya’da bir Kürt sorunu buluşmasının konunun takipçilerince ne kadar yeni bir durum olduğu anlaşılacaktır. Ev sahibi Londra merkezli Center for Kurdish Affairs (CKA) bir düşünce kuruluşu. Daha önce de Londra’da ilgi çekici oturumlara ev sahipliği yapmışlar.
Mesela, Birleşik Krallık Parlamentosu’nda, farklı ulusal perspektifleri politik tartışmalar düzeyine taşımak adına, İran’ın geleceğine dair partiler arası bir panel düzenlemişler. Cambridge Üniversitesi’nde, demokratik çözümleri ve uluslararası insan hakları çerçevelerini incelemek üzere konunun uzmanı hocaları bir araya getirmişler.
Şimdi de aslında bir dizi hâlinde gerçekleştirmek istedikleri ‘barış ve demokrasi konferansları’nın ilkini hayata geçiriyorlar.
29-30 Eylül’de Institution of Mechanical Engineers binasında yapılacak olan konferansa Türkiye’den tanıdığımız siyasetçiler, Kürt hareketinden isimler, diasporadan birçok tanıdık sima katılacak. Bunun dışında dünyanın dört bir yanından çatışma çözümü süreçlerinde başarıya ulaşmış veya ulaşamamış örneklerin temsilcilerinin Kürt sorunu barış sürecine ilham verebilecek katılımları, çözümde beraber çalışma yöntemlerinin tartışılacak olması konferansın önemini artırıyor.
Güney Afrika, Tamil, Kolombiya, İrlanda, İskoçya, İspanya gibi örneklerle Türkiye’deki Kürt sorunu, örgütsel yapı, sürecin başarılı olması adına yapılması gerekenler konuşulacak.
Tamil temsilcisi Radha D’Souza katliamla sonuçlanan Tamil sürecini anlatacak. Kolombiya’dan Dr. Andrei Gomez-Suarez, İrlanda’dan Dr. Whiting ve İspanya’dan Prof. Louis Lemkow gibi müzakere süreçlerinde aktif rol almış kişiler de müzakerelerin başarıya nasıl evrildiğini ve aşama aşama yaşananları, yaşadıklarını anlatacaklar. Barışın toplumsallaşması, süreçlerin halkta karşılık bulması konularında da deneyimlerini paylaşacaklar.
Güney Afrika örneği Öcalan-Mandela karşılaştırması açısından da ele alınacak ve umut hakkı meselesi de bu panelde tartışılacak konular arasında yer alacak.
Ayrıca dünyaca ünlü, Kürt sorununa dair çalışmalarıyla tanıdığımız Michael Gunter de konferansın konuşmacıları arasında olacak.
Ben de hem İngiltere’de yapılmasını önemli bulduğum hem de Kürt meselesini ve çözümünü evrensel bir düzlemde tartışmaya açan bu konferansta bir panele moderasyon desteği veriyorum. İki gün boyunca ben de Institution of Mechanical Engineers’de olacağım.
Benim modere edeceğim panel 30 Eylül’ün açılış paneli olacak. İmralı’yı temsilen Çetin Arkaş’ın, kadın hareketini temsilen Nesrin Akgül’ün katılacağı bu panelde, 1999’da Öcalan’ın ilk olarak “silahları bırakın, siyaset yapın” çağrısıyla Türkiye’ye dönen Yüksel Genç, o günle bugün arasındaki motivasyon bağını anlatacak.
Yine aynı panelde diasporadaki meslektaşım Amed Dicle Oslo’dan günümüze tüm süreçlerin anatomisini, siyaset bilimci Doç. Dr. Serhun Al da Kürtlerin Türkiyelileşmesi ve entegrasyon sürecini konuşacak.
Normalde, bir araya gelmesi kolay olmayan bu isimlerden alacağım yanıtları da dönünce bir yazıya dökerim diye düşünüyorum şimdilik.
Bu arada geçtiğimiz günlerde panele ilişkin bir gelişme daha yaşandı. İngiliz parlamenterlerden eski Başbakan ve Dışişleri Bakanı David Lammy ve Catheerine West ve Bambos Charalambusi gibi İşçi Partili vekiller konferansa destek verdiklerini içeren bir çağrı yaptılar.
Anlayacağınız oldukça heyecanlı ve verimli geçecek iki gün bizi bekliyor. Panel Center for Kurdish Affairs hesaplarından da canlı yayınlanacak. İlgilisine duyurulur.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


