Neden o 1001 kişiden biriyim?

Neden o 1001 kişiden biriyim?

Özetle; “silahsızlanmayı, eşit yurttaşlık haklarını, anadil hakkını, AİHM kararlarının ve ‘umut hakkı’nın uygulanmasını istiyoruz ve destekliyoruz” dediğimiz çağrının ‘1001 imza’ hedefi, 1001 Gece Masalları’na dayanıyor. Her kesimden gelen imza sayısı 1001’i çok aştığı için yeniden imzaya açılan metne gösterilen ilgi; sanıldığının aksine, barış süreci karşıtlarının çoğunlukta olmadığını da gösteriyor

Neden o 1001 kişiden biriyim?

Yazılarımı, başlıca meselelere karşı tavrımı takip edenler bilir; imza kampanyalarına katılmam ve bunu bilinçli bir tercih olarak ortaya koyduğumu gizlemem. Bunun birçok nedeni var elbette ama özetle “imzacı olmayı yeterli bir eylemlilik hâli, etkili bir muhalefet türü saymayı alışkanlık hâline getirmiş aydınlardan biri olma kaygısı” diyebiliriz.

Fakat bu defa üzerine tartışılarak - tartışmaların kısa sürdüğü - ortaya çıkan bu ‘çağrı metni’nin ilk, bilemediniz ikinci, üçüncü paragrafında altına imzamı koymaya karar vermiştim.
Geçen hafta 1001 imza metni basına ve kamuoyuna bir toplantıyla duyuruldu. Bazılarınızın haberdar olduğunu, imzacılar arasında adımı görüp konuya dair gönderdiğiniz maillerden biliyorum; fakat bilmediğiniz şeyler de var elbette.

O da, metin daha size ulaşmadan, basına duyurulmadan 1001 kişiyi geçmiş, 1035 olan sayının metnin kamuoyuyla paylaşılmasından sonra artan yoğun ilgi nedeniyle 1001 İmza Komitesi tarafından imzaya yeniden açılmak durumunda kalması. Ve sayı – bu yazıyı yazdığım saatler itibarıyla - neredeyse ikinci bir 1001’e doğru hızla ilerlemekteydi…

Bunu niye söylüyorum? Hâlihazırda sürmekte olan bu yeni barış sürecinin sadece kısıtlı bir kesimin konusu olduğunu zannedenler, oturup bir daha düşünseler iyi olur diye! Süreç karşıtlarını çok daha kalabalık sananlar, yorumlarını ilgiye paralel olarak şekillendirenler, duruşlarını popülerliğe göre yeniden belirleyenler hadiseyi bir daha tartsınlar diye!

Ez cümle özetlemek gerekirse; silahsızlanmayı, eşit yurttaşlık haklarını, anadil hakkını, AİHM kararlarının ve ‘umut hakkı’nın uygulanmasını istiyoruz ve destekliyoruz, dediğimiz ve imzalarımızla mühürlediğimiz metne ilişkin olarak yola çıkarken konan ‘1001 imza’ hedefinin özel bir hikâyesi var. 1001 imza, anlamını; Doğu’nun ve Batı’nın ortaklaştığı, kendini sınırsızca yenileyen umuda, karanlıkların bir gün aydınlanacağına ve mucizelere inanmanın, inatla üzerinde durduğumuz, imkânsızlıklara rağmen dönmediğimiz yolların bir gün mutlaka bizi başarıya, iyiye ulaştıracağı inancının simgesi olan 1001 Gece Masalları’ndan alıyor.
“Masallar bizlere gerçeği gizlemek için anlatılmaz; aksine, gerçekle yanan canın onu yeniden inşa edebilmesi için bir yol göstermesi, cesaret vermesi için anlatılır” diye anlatıyor bize hikâyesini imzaladığımız bu metin.

Sonuçta yoğun ilgi sebebiyle imzaya yeniden açılmak durumunda kalan ve imzacılarına şöyle bir baktığınızda her kesimden isme rastlayacağınız bu metin bize çok önemli iki şey söylüyor:

Birincisi; sürecin toplumsallaşamamak gibi bir sorunu yok. Aksine sürecin başarıya ulaşması ve barışın kalıcılaşması çok farklı kesimlerden, mesleklerden ve sosyoekonomik çevreden Türkiyeliyi ilgilendiriyor ve -özellikle aydınlar üzerinde bu imza işi travmatik bir eylem olmasına rağmen- resmen bir imzacı akını yaşanıyor. Bu da bana göre, yeni süreç adına aşıldığını gözlemlediğim son derece önemli bir eşiği işaret ediyor. Barış için elini taşın altına koymak isteyen kalabalıkları çok net görmemizi de sağlıyor.

Metnin söylediği ikinci önemli şey ise; süreç karşıtları çok bağırıyor, parmak sallıyor, neredeyse her ekrana çıkabiliyor ve hatta bazen bunlar ünlü kişiler de olabiliyor diye bu kesimin çoğunlukta oldukları algısına kapılmanın ve bu manada moral bozukluğu yaşamanın yersizliğini çırılçıplak ortaya koyuyor.

Evet belki de hayatımda ilk imzaladığım metin bu olabilir.
Ve imzalamış olmaktan duyduğum mutluluğu da hiç unutmayacağım sanırım, bu kesin. Türkiye’de savaş karşıtı, barış yanlısı, eşitlik ve özgürlükler için süreci destekleyen, bir başkasının canı için elini taşın altına koyan, koyabilen ilk 1001 kişiden sadece biri olmaktan onur duyuyorum…

Not: Metin hâlâ imzada. Bu süreç meselesinde barıştan yana taraf tutanlar tercih ederlerse imzalayabilir. İmzanın hangi sayıya kadar açık tutulacağı, sürenin ne zaman biteceği konusunda komitenin tartışmaları hâlen sürüyor. Sanırım önümüzdeki günlerde yeni bir duyuru yapılacaktır.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler