Mitoloji dersi!

Mitoloji dersi!

Ortada ciddi bir soygun var ve içindekiler genellikle iktidara yakın veya yakın olmuş mahallelerden. Kimileri de ya kendi kaçmış ya parayı kaçırmış. Bu skandal da öyle iktidar ve devlet titizliğiyle değil, muhalefet beyanıyla ortaya çıkmış; üstelik ne zamandır bilindiği halde bu lağım. İçinde binlerce insan boğulmuş. Ama bunu yazanların, çizenlerin üstünde baskı, yasak, tehdit, sansür...

Mitoloji dersi!

Bir zamanlar, aynı iktidarın mali açıdan her türlü bahaneyle üstüne gittiği bir medya grubunun finanstan sorumlu yöneticisi ile şimdi hayatta olmayan bir bakanı, Bebek’te bir mekânda buluşmuştu… Ben de “yan yana fotoğraf çekinelim” temalı bir yazı yazmıştım.

Yazı neredeyse tamamen “Nazan Öncel şarkıları”nın sözlerinden oluşuyordu… Birçok şarkısını zaten sevdiğim Öncel yazıyı okuyunca aramış, şarkı sözlerinin “bu yeni bestesi”ni hayretle ve coşkuyla karşıladığını söylemişti.

“Halkı yanıltıcı bilgi” olmamıştı… Ama “halkı yanıltıcı bilgiler”in çoğalması, kemikleşmesi için iktidar o medya grubunu ele geçirdi; kamu bankalarının ödenip ödenmediği meçhul kredileriyle birisine hediye etmişti.

Geçenlerde yine bir yazı yazdım: Akbelen ormanlarını, zeytinleri maden için talan etmekte olan, bu harekatta birer kulluk kuvveti gibi kolluk kuvvetlerini kullanan bir kanka holding Bodrum’da yıldönümü mü neyse kutlamıştı. Orada iktidar, şu medya patronu, holding patronu, Merkez Bankası ve Hazine’den filan sorumlu bakan ailesi birlikte poz vermişti. İkinci bir fotoğraf kullandım: Onda da açlığa açlıkla direnen madencilerin tutuklanan sözcüleri vardı!

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan (ortada) ve çok sayıda davetli, Limak Holding’in 50. yıl kutlamaları kapsamında 24 Ağustos'ta Bodrum Antik Tiyatro’da düzenlenen Limak Filarmoni Orkestrası konserine katıldı

Tabii oradaki, fotoğraf karelerindeki herkesi tanımam mümkün değil. Nihayetinde mitoloji kahramanları değiller. Belki mitomani kahramanları vardı aralarında, belki kleptomani tanrıları, tanrıçaları. Ben bilmem!

Fakat orada çekilen bir fotoğrafta bu seçkin heyetin hemen arka sırasında o ana kadar tanınmamış bir “kleptomani kahramanı” varmış. Sonradan patlayan fon kriziyle “kleptomani” az kalıyor; “süper kahraman” oluyor kendisi. Takım elbisesini çıkarıyor, milyarlarca lira ile, fon zaten patlamış da lağım yayılmadan uçuyor süpermen.

Şimdi o fotoğrafı düz bir şekilde yayınladı diye bir gazeteci, Mustafa Balcı tutuklu. Onun yayınladığını yine düz bir şekilde paylaştı diye, yılların gazetecisi Şaban Sevinç de tutuklu. O fotoğrafta madenci holding başkanının bir yanında iktidar, bir yanında medya patronu var. Hangi medya? Şaban Sevinç’in yıllarını verdiği Milliyet ve Hürriyet’inki!

Medya ve gazeteciliğin düşürüldüğü durumdan bahsetmeye gerek yok ama hala gazeteciler var. T24 dahil, “erişim engelleri” bu yüzden. Murat Ağırel, İsmail Saymaz’ın adli kontrolü de. Benzer gazetecilerin sürekli adliyede olması da. Gözaltılar, hapisler de.

Zamanlama harika. Ortada ciddi bir soygun var ve içindekiler genellikle iktidara yakın veya yakın olmuş mahallelerden. Kimileri de ya kendi kaçmış ya parayı kaçırmış. Bu skandal da öyle iktidar ve devlet titizliğiyle değil, muhalefet beyanıyla ortaya çıkmış; üstelik ne zamandır bilindiği halde bu lağım. İçinde binlerce insan boğulmuş. Ama bunu yazanların, çizenlerin üstünde baskı, yasak, tehdit, sansür.

Daha önce tutuklanan Bağımsız Maden İş’in Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu / Limak Holding’in 18 Nisan'ta Antalya’da “50’nin Gücüyle Geleceğe” sloganıyla gerçekleştirdiği 50. kuruluş yıl dönümü etkinliği

O fotoğraf elbette bu çağda “yapay zekâ” da olabilir, montaj da… Bunu açıklarsın o zaman. Öyle bir şey de yok. Sebep “halkı yanıltıcı bilgi!” Yahu fonluyken fonsuz olan binlerce kişi de donsuz kalan milyonlar da zaten yanılıp yanıltılıp teslim olmuş bu fırdöndü döngülere. Daha nerede nasıl yanılacak!

“Gittiği yere kadar” diyorlar… Bir bakıyorsun, gittiği yer Meclis’te araştırma önergelerinin reddi, bu konuda “bilgi-haber hakkı”na saygılı gazetecilere, yayınlara, mecralara engel.

Belki de mesele, “gittiği yer” değil, bütün bu karanlığın, kasvetin, yalan dolanın “geldiği yer”dir. Bunu da yıllardır oylarını ve hayatlarını iktidara sunan yoksul, yoksun, yoksullaşmış, sofrası küçülmüş, evlatlarının geleceği büzülmüş vatandaşlar sormalı. Nasıl oldu da böyle oldu, diye sorarak başlayabilirler!

Mitoloji böyle bir ders işte! Tam anlamak için arkeoloji de gerekiyor!

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler