22 Ağustos 2026 tarihli “Bye bye Oversize Akımı” başlıklı yazıma gelen tepilere bakılırsa, Z grubu dışındaki okuyucularımın bu gelişmeyi çok sıcak karşılamadıklarını görüyorum. Hiçbir şekilde oversize giyinme alışkanlığından vazgeçme niyetinde olmadıklarını dile getirenlere bir müjdem var:
“Slouchy” akımı hızla devreye girerek mutsuzları mutlu edecek gibi görünüyor.
Oversize olgusunun biraz daha derli toplu hali olarak da nitelendirebileceğimiz bu giyim tarzının geçmişi 80’li yıllara dayansa da yeniden yorumlanıp günümüze adapte edilmiş kodları ile bir müddet gündemde kalacak gibi görünüyor.
Slouche kelimesi, moda literatürüne “mükemmel olmayan, buruşuk, sarkık, gevşek” gibi anlamlarla yansıyor olsa da Türkçe’de “şık salaş” olarak kullanmak doğru olacak kanısındayım.
Yeni anlayışı oversize estetiğinden ayıran şıklardan biri şüphesiz metrelerce kumaş kullanılarak imal edilen modeller yerine vücudu daha doğal bir şekilde kamufle eden tasarımların ön plana çıkarılmış olma hedefi.
Güderi, teknolojik olanaklarla yumuşatılmış deri, yumuşak kumaş ve trikolarla edinmiş olduğumuz rahatlık ve konfor kodlarının devamı sağlanarak bir geçiş dönemine girmiş olacağız.
17. yüzyılda, İngiltere Kralı Charles taraftarı silahşorların daha rahat hareket etmek amacı ile botlarının bilek kısmına yumuşak deri kullanmış olmaları yüzyıllar sonra tasarımcıları cezbetmiş ve 1980-90’lı yıllarda bu eğilim “slouchy boots” olarak podyumlara yansımıştı.
Oversize akımının yavaş yavaş son bulma yoluna girdiğini sezen bazı tasarımcılar 2024 yılından itibaren slouchy botları yeni bir gözlemle defilelere aktarmaya başladılar.

Chanel, Balmain, Louis Vuitton gibi markaların öncülük ettiği bu tarz sokak tarafından da benimsenince önce çanta tasarımlarına daha sonra da hazır giyim koleksiyonlarına yansıtıldı.
Birkaç sezondan beri hüküm süren mikro ve geometrik formlardaki çanta tasarımları, 2026/2027 sonbahar kış sezonunda yumuşak ancak hacimli modellerle slouchy akımı destekliyor.
Lüks markalarının en önemli ciro kaynaklarından olan aksesuar dalında şüphesiz çanta endüstrisi başı çekiyor. Moda trendlerinin doğuşunda hala çok önemli bir konuma sahip olan büyük markalar bir sezon öncesinden sokağın nabzını sezerek ilk notaları yaratıyorlar.
İrlandalı tasarımcı Jonathan Anderson’un Dior’un ikonik çanta modeli Hobo’yu yeniden yorumlaması ile başlayan yeni çanta trendi, Balenciaga’nın Rodeo’su, Coatch markasının Clutch tasarımı ve Miu Miu’nun defile sunumunda çanta modellerini omuzdan koltuk altına indirmeleri ile devam ediyor. Çantalar artık alışverişe çıkarken koltuk altına yerleştirdiğimiz pazar çantalarını taşıma metodu ile yenilenmiş oluyor.

Slouchy trendinin kodları ile paralellik taşıyan “Messy Girl” ruhu ise TikTok ve Instagram gibi bazı sosyal medya platformlarında sıkça karşımıza çıkıyor.
1960 ve 70’li yıllarda “Parizyen Kız” lakabı ile yeni bir estetik anlayışına öncülük eden şarkıcı ve oyuncu Jane Birkin’i moda ikonuna dönüştüren dağınık saçlı, bilinçli bir şekilde tasarlanmış özentisiz rahat giyim anlayışı estetiği dünya medyası tarafından “messy girl” olarak adlandırılmıştı.
Bir sonraki yazımızda “slouchy akımı”nın giyim tarzımıza yapacağı etkileri aktaralım.
Mutlu hafta sonları…
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


