Yurdumun Japon gülleri!

Yurdumun Japon gülleri!

Dünyaya açılan penceremiz T24’e erişim günlerdir kapalı. Yasaya, Anayasa’ya, AİHM kararlarına, erişimi engelleyen karardaki gerçekleri hiçe sayan kurguya rağmen reddedilen itirazımız, Anayasa Mahkemesi ve AİHM yolunda. Başınıza gelen şeylerden hayatınıza baktığınızda, hikâyenizin toplam çizgisinin altına nelerin düştüğünü gerçeğin en açık sözlü lisanıyla görürsünüz. Erişim engelleme kararının ardından biz bir vicdan, bir sevgi, bir hakikat, bir akıl, bir vefa, bir dostluk seli gördük. Bir insanlık seliyle sarmalandı T24.

Yurdumun Japon gülleri!
T24'ü İstanbul'da ve Ankara'da yalnız bırakmayanlar...

Dünyanın en güzel haber merkezi. Pencere önü çiçeğimiz narin mi narin bir narenciye, bir limon ağacı. T24'ü, daha kurulurken sırtlanmış arkadaşımızdan bir Akdeniz selamı.

Saksısında tutunamamış limonun pamuklanmış yaprakları, Taksim Meydanı'na bakan pencerelerimiz açıldıkça titreşir.
Bizde dut yok, herkes konuşur!

"Doğan Bey" diyor kasketli gencimiz, "bir süre ödül almayacağım."
Neden?
Çünkü ödül konuşması stokları tükenmiş!
İlahi delikanlı; kendisini ödünç vermiş haber elemanlarını, ödülleriyle sarakaya alıyor.

Taksim Meydanı'nda insanlar, ellerinde valizler. "Ayrılık mı taşıyorlar acaba, kavuşmak mı" oyunu oynuyor aklım: Koşturanlar kavuşmak, duraksayanlar ayrılık!

Hasan Cemal sıradağı! Elinde simitler, çöreklerle günlerdir Hasan Abi açıyor haber merkezimizi.

Ve yumruklayıp el ense çekerek, yetmedi çimdikleyerek sevmeye başlıyor gazeteci milletini.

TBMM’de yeni yasama yılı mevsimi. T24 Ankara Bürosu yolundayız. "Ankara, şehri olan bir soğuktur" takılmasına gülerek. Dev kaidesinin tepesine biblo gibi tutunan Bolu'daki Köroğlu heykeline de laf atarak: Bu Köroğlu, heykeli olan bir kaidedir!

Ankara yolunda "Yardım ve Yataklık" podcast serisinde şahane hazırlanmış gerçek suç hikâyeleri dinlerken mesaj yağmaya başlıyor.
Hasretin gerçekten nazlıymış Ankara! Şehre giremeden haber geliyor:

T24 ve sosyal medyadaki X hesabı için erişim engeli kararı verildi!

Nasıl oldu da, bir suç hikâyesinde şüpheli olduk?
Tebliğ edilmeyen kararı zar zor bulup, öğreniyoruz. 118 yazıda LGBTİ propagandası yaparak aile ve kamu düzenini bozmuşuz. Ama yıllardır aile ve kamu düzenini bozduğumuzdan, devlet dahil, kimselerin haberi olmamış!

Bu kez kendi haberimizi yazıyoruz:
Gazetecilik kapatılamaz!

Peki nasıl oldu iş?
Hayat, kanıtlayabileceğinizden çok daha fazla bilgiyi bir kez daha önümüze koyarken, Ahmed Arif’in Ankara şiiri “Karanfil Sokağı”ndaki dizeleri yürürlüğe giriyor:
Mucip sebebin bilirim.
Ve kâfi delil ortada…

Hakkımızdaki kararın ‘kâfi delilleri’ne gelince… Sadece erişim engeline gerekçe gösterilen yazılardan ikisinin, 10 yıl boyunca Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) yargıç olarak temsil etmiş büyükelçi Rıza Türmen'e ait olduğunu söyleyeyim, gerisini siz anlayın.

CANSU ÇAMLIBEL'İN SÖYLEŞİSİ: Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen: T24’ü tümüyle engelleyen mahkeme, 'hukuka uygun’ ve ‘hukuka aykırı’ içerik farkını da yok sayıyor; dosya AİHM'e giderse 'ihlal' kararı verileceğinden en ufak bir kuşku yok!

Bir AİHM yargıcını, hukuki değerlendirme yaptığı yazıları nedeniyle "aile ve kamu düzenini bozmak"la suçlamayı başararak da kendisini tarihe geçiren bir karar.
Hayatımızı, ekranda film seyreder gibi izlediğimiz bir hikâye.

İnsanları ve kurumları zaaflarıyla da yönetirsiniz. “Mucip sebep” bu olsa gerek, zaafıyla yönetilememek! Cüzdanlarıyla komut alan yanaşmaların yalan rüzgârı, bir kez daha “T24’ün fon desteği alıp propaganda yaptığı” yalanıyla esiyor. Her mevsim söylerler bu yalanı. Ama gerçekler, siz aksini istiyorsunuz diye değişen şeyler değil. T24, iftira yağdıran zavallı görevlilerin önüne tek iftira için atılan üç kuruşu bile 17 yıldır kimselerden almadı, almayacak.

Neyse, hepsi geçecek. Hayat bile, bir göz açıp yummuş gibi, bakın nasıl geçiyor Yunus’a atfedilen pencereden:
Sular hep aktı geçti,
Kurudu vakti geçti,
Nice han, nice sultan,
Tahtı bıraktı geçti,
Dünya bir penceredir,
Her gelen baktı geçti.

İyi-kötü yaptıklarınız ve yapmadıklarınızın kahramanısınız. Başınıza gelenlerin penceresinden hayatınıza baktığınızda, hikâyenizin toplam çizgisinin altına nelerin düştüğünü, gerçeğin en açık sözlü lisanıyla görürsünüz.
Erişim engelleme kararının ardından biz bir vicdan, bir sevgi, bir hakikat, bir akıl, bir vefa, bir dostluk seli gördük. Bir insanlık seliyle sarmalandı T24.

İlhan Selçuk, Cumhuriyet gazetesindeki köşesi “Pencere”de, bir aralık kışında bahçesinde açan Japon gülünü anlatır:

“Unutmuşum onu.
Dün mutfağın penceresinden baktığımda gördüm; Japon gülü çiçek açmış.
Duvarın dibinde, arsız sarmaşığın nefti kuytuluğunda, mavi çamın dibinde, incecik yapraksız dallarında, tanımsız güzelliğiyle bana gülümsüyordu Japon gülü.
(…)
Çoğu baharda doğa aldanır, ağaçlar erken çiçeklenir, ortalık donansa da insanın yüreğine kuşku düşer; çünkü kış, kar, don, soğuk geri dönerse vurgunu yiyen sapır sapır dökülecek, renkli cümbüş düş kırıklığı yaratacaktır. Japon gülünün böyle bir aldanışı yok; çünkü kış kıyamette gülümsüyor.

Kimi çiçek zorda açar.
Kayalık dağ yamacında, kızgın çöl kuraklığında, pis kokulu bataklıkta, ulu bir ormanın güneş girmeyen kuytuluğunda, hiç umulmadık bir yerde rastladığın çiçek, zindanın dibinde bembeyaz dişleriyle gülümseyen umut gibidir. Japon gülünün açması için ne ağaçların dallarına su yürümesine, ne toprağın buram buram bahar kokmasına, ne doğanın içten içe kıpırdanmasına gerek var.

Zor günlerin çiçeği Japon gülü.
Belki de bunun için onu çok seviyorum, yeni yıla girerken yine açtığını görünce bir sevindim; elimi salladım pencereden:
Merhaba Japon gülü!

Kimi insan Japon gülü gibidir.
En zor günleri bekler açmak için, karanlık, soğuk, fırtına, tipi vız gelir.
O kişiyi ne kışın geri dönmesi korkutur, ne kırağı çalması, ne don tutması.
Heeeey!.. Yurdumun Japon gülleri.
Hepinize merhaba!”

Dünyaya açılan penceremiz T24’e erişim günlerdir kapalı. Yasaya, Anayasa’ya, AİHM kararlarına, erişimi engelleyen karardaki gerçekleri hiçe sayan kurguya rağmen reddedilen itirazımız, Anayasa Mahkemesi ve AİHM yolunda.
İçeride ve dışarıda ve hep birlikte, özgürlüğün hasretiyle prangalar eskittik, evet. Ancak işimizin başındayız.
Ne diyordu şair?
Toparlanın gitmiyoruz!

Yurdumun Japon gülleri…
Hepinize merhaba!

TIKLAYIN: Türkiye’nin en büyük bağımsız internet gazetesi T24’ün erişim engeline yaptığı itiraz reddedildi; T24 kararı AYM’ye taşıyacak


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler