Bir küçük temas ve haksızlığın karşısında durabilmek üzerine…

Bir küçük temas ve haksızlığın karşısında durabilmek üzerine…

T24, erişime engellendi. Anayasaya, AİHM ve AYM kararlarına, etik ve vicdana, hakkaniyete aykırı bir kararla. Ama diğer yandan görüyoruz ki insanların size erişmesini kim, ne yapsa engelleyemiyor. Biz suya yazmadığımızı geçen iki günde gördük. T24’ün kapatılamayacağını da erişime engellenemeyeceğini de gördük. Gazetecilik yapmak istiyorsanız hiçbir kalıba ve kaba sığmıyor ve bir yerlere kapatılamıyorsunuz. Gazetecilik kapatılamaz…

Bir küçük temas ve haksızlığın karşısında durabilmek üzerine…
Gazetecilik, Selçuk Demirel

Şöyle diyordu telefondaki kadın:

“O küçük kız, haberlerinizin sayesinde korumayı başarabildiğimiz o kız, yaşamadığı şey kalmamış o çocuk şimdi üniversiteye başlıyor, çok teşekkür ederim, bunun için aradım…”

Gazetecilik neden yapılır?

Elbette ferah feza kuzey ülkelerinde ya da ifade özgürlüğünün sınırlarının alabildiğine geniş olduğu memleketlerde gazetecilik yapanların da dalgalı sularda yüzmek, hakikatin peşinde koşmak gibi arzuları, idealleri vardır.

Ancak aynı ideallerle yola çıkan ve yaşadığı coğrafyadan dolayı yaşamı boyunca bedel ödemek zorunda kalan, yargılanan, soruşturulan, cezaevine konulan, işsiz kalan, ay sonunu getiremeyen gazeteciler neden bu işi yapar?

O telefon için…

Bir başka meslektaşımıza gelen mesajdaki gibi:

“Oğlumun katilleri sayenizde açığa çıktı. Soruşturma yeniden başladı, var olun…”

* * *

T24’e erişimin engellendiği saatlerden itibaren gelen yüzlerce telefon, binlerce mesaj, ziyaretler, destek paylaşımları da bizlere bunu anlatıyordu zaten.

Dar, gencecik bir ekiple bin bir zorluk ve imkânsızlık içerisinde dünyada en çok takip edilen haber mecralarından biri haline gelmek, bütün dünyadaki internet siteleri arasında trafiğiyle dereceye girmek, Türkiye’de yapay zekanın haber doğrulamak için başvurduğu ilk kaynak olmak başlı başına bir iş zaten.

Ama sadece bu değil sözünü ettiğim.

Cumartesi Anneleri’nin mesajlarından söz ediyorum misal… Uçan Süpürge’nin, İHD’nin, TİHV’nin, dünyanın dört bir yanından erişen akademisyenlerin, sanatçıların, gurbetçilerin, Türkiye’nin dört bir yanından mesaj gönderen arayan, işçinin, köylünün, esnafın, memurun, sendikacının, hukukçunun…

Destek için T24’e maddi destek olmak istediğini söyleyen öğrenciden, kişisel olarak dava açacağını söyleyen hukukçuya, “ne yapabiliriz” diye soran öğretmenden, kapıya “moral keki” bırakan komşu çalışana kadar uzanan, saymakla bitmez uzun bir listeden söz ediyorum.

En yoğun anında, bir cendereye sıkıştırılmış haldeyken, aramakla yetinmeyip kalkıp T24’e kadar gelen siyasetçilerden, sivil toplum çalışanlarına kadar uzanan, sınırları Türkiye’yi aşan çok uzun bir liste…

* * *

T24’ün Ankara bürosunu dün Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Yeni Parti yönetimi, DEM Parti eş başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile DEM Parti yönetimindeki isimler, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin ve Sözcü Sadullah Kısacık ziyaret etti. Yeni Partili milletvekilleri ayrıca ziyarete geldi. Onları Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Kıvanç El ile diğer meslektaşlarımızın ziyareti izledi. Ardından okurlar, ardından yıllarca omuz omuza çalıştığımız dostlar… Bitmeyen telefonların eşliğinde yapılan kısacık sohbetlerde Türkiye’de yaşamaktan payını almış insanların sözcükleri ortaklaşıyordu:

“İyi ki varsınız. Bu haksızlık ve hukuksuzluk da bitecek…”

Hemen ardından “En zor zamanda sesimiz oldunuz” diye arayan diğer siyasi partilerin başkan ya da temsilcilerinin sesi ekleniyordu bu dileklere. En sağdan en sola, en çok bilinenden, sesini duyuracak tek bir mecra bulamayan partilere kadar, aklınıza hangisi gelirse…

* * *

Ve T24’e emek veren gazetecilere gelen bazı telefonlar bize bu mesleği neden yaptığımızı bir kez daha anımsatıyordu:

“Siz yazmamış olsanız unutulup gidecekti.”

“Sayenizde sesimiz duyuldu.”

“Hukuksuzluk ortaya çıktı ve tahliye oldum.”

“Yakalanamayan o kişi yakalandı.”

“Artık içim daha rahat sayenizde…”

* * *

Bu ülkede siyasetin nasıl yapıldığını biliyoruz elbette, bu ülkede gazetecilerin başına nelerin gelebileceğini de uzun yıllar boyunca yaşayarak öğrendik, tanıklık ettik, biliyoruz…

Bu kadar sınırları aşan dostların varlığı güç verse de bazı insanların nasıl kötüleşebildiğini de bildiğimiz gibi…

Bir yanda bir nedenle kavga ettiğimiz gazetecilerden gelen, “Şimdi dayanışma zamanı, çok üzgünüm” mesajıyla duygulanırken, bir yanda konfor alanından çıkmamak için hiçbir bedeli de olmayacak bir açıklamaya imza atmaktan bile korkan artık bürokratik yapının, sistemin parçası haline gelmiş, normalde meslek örgütü sayılmaması gereken meslek örgütlerinin halini bildiğimiz gibi.

Hepsini, hepsini biliyoruz.

Haksızlıklar bizimle başlamadı ve bizimle bitmiyor, bunu da gayet iyi biliyoruz.

Nerede, kime haksızlık yapılıyorsa bundan sonra sesini duyurmanın en başta bizim görevimiz olduğunu da bilerek mücadeleye devam ediyoruz.

* * *

T24, erişime engellendi.

Anayasaya, AİHM ve AYM kararlarına, etik ve vicdana, hakkaniyete aykırı bir kararla. Bu kararın değişmesini, kalkmasını ve Türkiye açısından da itirazlarımızın sonuç vermesinin bir örnek oluşturmasını diliyor ve bekliyoruz…

Ama diğer yandan görüyoruz ki insanların size erişmesini kim, ne yapsa engelleyemiyor.

Bir mesaj, bir çiçek, bir telefon, bir gülümseme, bir gözyaşı…

Bir biçimde o duygu size erişiyor ve neden bu mesleği yaptığınızı, bu mesleğin özellikle de bu coğrafyada yapılması gerektiğini yüzünüze çarpıyor.

Bir küçük temas…

Gazetecilik, günün sonunda, yıkılmış bir omza elini koyup, yalnız olmadığını hissettirebilme mesleğidir.

Adaletin, hakkaniyetin, hakikatin bulunması için mücadele etme mesleği…

Bu mesleği böyle yapanlar, “gazeteci” tanımının içini dolduruyor.

Yoksa birilerinin gücünü kendi gücü sananlar, etkili, yetkili iki kişiyi tanımanın ve onların ajandaları için gece gündüz çalışmanın mesleği yapmak olduğunu düşünenler, bile isteye hakikati eğip büküp üç kuruş için iradesini teslim edip bunun adına gazetecilik diyenler, lokantada ucuza yemek için meslektaşlarına sırtlarını dönüp, kişisel sohbetlerde en asi, en muhalif görünenler ne yapsalar ne yazsalar içini dolduramıyor kelimenin anlamının.

Biz suya yazmadığımızı geçen iki günde gördük.

T24’ün kapatılamayacağını da erişime engellenemeyeceğini de gördük.

Zira Türkiye’ye ve sınırların çok ötesine çoktan erişmiş, temas etmiş ve gönüllerinde yer edinmişiz, gencecik bu kadar gazetecinin emeklerinin, 17 yıldır bin bir emekle var edilen T24’ün boşa kulaç atmadığını çok iyi anladık.

Üzerimize düşeni yeniden anladığımız gibi…

Gazetecilik yapmak istiyorsanız hiçbir kalıba ve kaba sığmıyor ve bir yerlere kapatılamıyorsunuz.

Gazetecilik kapatılamaz…

Tıpkı telefonla bize sesleri olduğumuz için teşekkür eden ancak aslında ses çıkarmaktan asla vazgeçmedikleri için bu ülkenin biraz olsun nefes almasını sağlayan insanların seslerinin bastırılamaması gibi…


T24'ten kamuyona - Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi!

Ne oldu?

Karar tebliğden önce Adalet Bakanlığı'nın WhatsApp gruplarında paylaşıldı

Adalet Bakanlığı, basın gruplarında paylaştığı notla, dünyada da referans gösterilen, Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24'ün internet ve sosyal medya hesaplarının 'LGBT propagandası' yaptığı suçlamasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nce erişime kapatıldığını duyurdu. Bilgi notunda ayrıca T24'ün LGBTİ+'lar hakkındaki içerikleri de dosya şeklinde gönderildi. Erişim engeli olarak alınan karar, gönderildiği Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından akşam saatlerinde e-posta yoluyla T24'e tebliğ edildi. İlgili 118 içerik ile T24’ü erişime kapatma kararının, 29 Eylül'de alındığı öğrenildi. Mahkeme kararında, sulh ceza hâkimliğinin erişim engeli talebini 25 Eylül'de reddettiği, ancak itirazı değerlendiren mahkemenin daha sonra erişim engeli kararı aldığı bilgisi yer aldı. Kararda, T24'ün söz konusu haberleri ve sosyal medya paylaşımlarının "Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik olduğu" ve içeriklerin "gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği" iddia edildi. Bu iddialarla, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8/A maddesine dayanarak "suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli ve içeriğin yayından çıkarılması yönünde karar verildiği bildirildi. Kararın BTK sayfasında yayımlanmasının ardından, 17 yıldır bağımsız gazetecilik yapan T24 haber sitesi 30 Eylül 2026 tarihinde erişime engellendi. 

Dünyada da referans gösterilen Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24, sosyal medyada başlatılan iftira kampanyası sonrası erişime engellendi!

T24'e erişim engeli dünya basınında: Katıksız gazeteciliğe darbe!

Türkiye’nin dünyada da referans alınan haber mecrası T24 hakkındaki erişim engeli kararı infial yarattı: Türkiye dijital OHAL yaşıyor!

T24 hakkında iftira ve linç kampanyası 

T24 hakkında X'te bir süredir bazı hesaplar tarafından iftira kampanyası yürütülüyordu. Farklı hesaplarca servis edilen aynı video görseli ve aynı metinde, "'Basın özgürlüğü' söylemi üzerinden yürütülen tartışmanın merkezinde bu kez T24’e aktarıldığı belirtilen fonlar var. Söz konusu fonların hangi kaynaklardan geldiği, hangi amaçlarla sağlandığı ve yayın politikasıyla nasıl bir ilişki taşıdığı kamuoyunca sorgulanıyor. Özellikle LGBT içerikleri üzerinden aile yapımızı hedef alan yayınlarla öne çıkan T24’ün asıl niyeti belli" ifadeleri yer alıyordu.


DOĞAN AKIN YAZDI:

T24 17 yaşında: Bir “aynı fikirde olmama hakkı” hikâyesi

Kendinize ve bağımsız gazeteciliğe bir iyilik yapın, reklamsız T24’e abone olun!

‘Haber elemanı’ arkadaşlar; nerede bu Almanya paraları, söyleyin bölüşelim!


Dünyada ve Türkiye’de T24

17 yıldır tek kuruş almadı!

Hiçbir şirket, kişi, kurum, kuruluş, dernek, örgüt, fon ve benzeri oluşumla bir ilişkisi bulunmayan, kendi ürettiği imkânlar dışında hiçbir dış kaynak tüketmeyen bağımsız internet gazetesi T24; 1 Eylül 2009'da yayına başladı.

Aradan geçen 17 yılda hiçbir kişi, kurum, şirket, fon ve benzeri bir yapıdan tek kuruş almadı. T24 hesapları Maliye tarafından defalarca denetlendi, fon aldığına dair hiçbir bulguya rastlanmadı. 

Gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi!

Guardian Vakfı ile Norveç Sosyal Bilimler Derneği'nin ortaklığıyla Medya Araştırmaları Derneği tarafından 2018'de yapılan araştırmada T24 "gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi" olarak tespit edildi.

Dünyanın önde gelen paylaşım organizasyonlarından TEDX Konuşmaları'nda, kuruluşu ve kazandığı etkiyle hikâyesi sahneye davet edilen Türkiye'deki ilk ve tek haber sitesi T24 oldu.

Yapay zekâ bilgi doğrulamak için en çok T24’e başvuruyor!

Stanford Üniversitesi’nin 12 bin 600 soru yönelterek yaptığı, sonuçları temmuz ayında açıklanan araştırmanın sonuçlarına göre; yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu mecralar arasında T24 birinci sırada çıktı.

T24 17 yaşında: Bir “aynı fikirde olmama hakkı” hikâyesiÇizgi: Selçuk Demirel

Gazetecilik ödüllerinde rekor kırdı

Finansal dayatma ve ideolojik takıntılardan bağımsız gazetecilikte Türkiye’de önemli bir dönemeci ifade eden T24, 2010 yılında, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin çalışmalarını ödüle değer gördüğü tek internet gazetesi oldu.

Muhabirleri ve yazarlarıyla birlikte; sadece 2026 yılının ilk altı ayında dokuz gazetecilik ödülü kazandı ve bu alanda bir rekor kırdı.

Türkiye’de bütün kesimlerin güvendiği mecra

T24; hiçbir görüş ve inancı haberciliğin önüne koymayan; gazeteciler için gazetecilikten daha önemli hiçbir öncelik olamayacağına inanan; insanları, inançları, görüşleri dışlamayan yayın politikası; haberciliği, dosyaları, söyleşileri videoları ile Türkiye’de bütün kesimlerin güvendiği bir mecra olarak 17 yıldır bağımsız gazeteciliğini sürdürüyor.

 

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler