T24’te yıllardır yazıyorum. Tek bir gün sansüre uğramadım. Doğan Akın’ın kurduğu ve hepimizi yıllardır kucaklayan cesur ve özgürlükçü gazetecilik anlayışının T24 çatısı altında devam etmesini istiyoruz.
Yıllar içinde bir yazımın başlığı dahi değiştirilmedi. Bir cümlem dahi yazılarımdan çıkarılmadı. Bir paragrafım nedeniyle önüme bir duvar örülmedi. Yazdığım bir konu nedeniyle bana “bunu yazma” denmedi.
Üstelik yazdığım konuların önemli bir bölümü, Türkiye’de hâla konuşulması, araştırılması ve yazılması kolay olmayan başlıklardı.
Karadeniz’in çok kültürlü geçmişinin, Rum ve Ermeni hafızasının izlerini yıllardır araştırıyor ve yazıyorum. Ordu’dan başlayarak Karadeniz’in farklı kentlerinde insanların, ailelerin, yapıların, mezarlıkların, okulların, kiliselerin, çeşmelerin, fotoğrafların ve belgelerin peşinden gittim. Unutulmuş isimleri yeniden gündeme getirdim. Kaybolmuş yapıların hikâyelerini yazdım.
Aile albümlerinden, eski kartpostallardan, negatiflerden ve sözlü tarih çalışmalarından yararlanarak bir dönemin hafızasını kayıt altına almaya çalıştım. Bunu yaparken ilginç bir şey de yaşadım.
Bu çalışmaların önemli bir bölümünü, söz konusu cemaatlerin kendi gazete ve yayın organlarında yapabileceğimden çok daha özgür ve rahat biçimde T24’te yapabildim. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Çünkü benim için bu, T24’ün özgürlükçü yayıncılık anlayışının en somut göstergelerinden biridir.
Rum ya da Ermeni meselesini yalnızca “cemaat içi” bir konu olarak görmeyen; onu Türkiye’nin ortak tarihi, ortak hafızası ve ortak meselesi olarak ele alan bir yayıncılık anlayışıydı bu.
Ben T24’te yalnızca Rumları ya da Ermenileri yazmadım. Onların hikâyelerini Türkiye’nin hikâyesinin içinden yazdım.
Karadeniz’in çok kültürlü geçmişini, bugünün şehirlerinin sokaklarında hâlâ görülebilen izleriyle birlikte ele aldım.
Bazen bir kilisenin kitabesinden, bazen bir Rum okulundan, bazen bir Ermeni mezarlığından, bazen bir çeşmeden, bazen de bir ailenin yıllardır sakladığı fotoğraftan yola çıktım ve bunları yazarken kendimi herhangi bir editoryal kalıbın içine sıkışmış hissetmedim. Bu çok kıymetliydi.
Çünkü özgürlük yalnızca hükümeti, devleti veya güçlü aktörleri eleştirebilmek değildir. Özgürlük aynı zamanda kendi topluluğunuzun, kendi çevrenizin, kendi alışkanlıklarınızın dışında da soru sorabilmektir.
Bir kapı kapanırsa başka bir kapı açarız. Bir mecra erişime kapatılırsa başka mecralar kurarız. Çünkü bizim işimiz yalnızca yazmak değil; kayıt tutmak, tanıklık etmek ve unutturmamak. Ve bunu yapmaya devam edeceğiz...
|
T24'ten kamuyona - Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi! Adalet Bakanlığı, basın gruplarında paylaştığı notla, dünyada da referans gösterilen, Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24'ün internet ve sosyal medya hesaplarının 'LGBT propagandası' yaptığı suçlamasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nce erişime kapatıldığını duyurdu. Bilgi notunda ayrıca T24'ün LGBTİ+'lar hakkındaki içerikleri de dosya şeklinde gönderildi. Erişim engeli olarak alınan karar, gönderildiği Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından akşam saatlerinde e-posta yoluyla T24'e tebliğ edildi. İlgili 118 içerik ile T24’ü erişime kapatma kararının, 29 Eylül'de alındığı öğrenildi. Mahkeme kararında, sulh ceza hâkimliğinin erişim engeli talebini 25 Eylül'de reddettiği, ancak itirazı değerlendiren mahkemenin daha sonra erişim engeli kararı aldığı bilgisi yer aldı. Kararda, T24'ün söz konusu haberleri ve sosyal medya paylaşımlarının "Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik olduğu" ve içeriklerin "gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği" iddia edildi. Bu iddialarla, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8/A maddesine dayanarak "suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli ve içeriğin yayından çıkarılması yönünde karar verildiği bildirildi. Kararın BTK sayfasında yayımlanmasının ardından, 17 yıldır bağımsız gazetecilik yapan T24 haber sitesi 30 Eylül 2026 tarihinde erişime engellendi. T24'e erişim engeli dünya basınında: Katıksız gazeteciliğe darbe! T24 hakkında iftira ve linç kampanyasıT24 hakkında X'te bir süredir bazı hesaplar tarafından iftira kampanyası yürütülüyordu. Farklı hesaplarca servis edilen aynı video görseli ve aynı metinde, "'Basın özgürlüğü' söylemi üzerinden yürütülen tartışmanın merkezinde bu kez T24’e aktarıldığı belirtilen fonlar var. Söz konusu fonların hangi kaynaklardan geldiği, hangi amaçlarla sağlandığı ve yayın politikasıyla nasıl bir ilişki taşıdığı kamuoyunca sorgulanıyor. Özellikle LGBT içerikleri üzerinden aile yapımızı hedef alan yayınlarla öne çıkan T24’ün asıl niyeti belli" ifadeleri yer alıyordu. DOĞAN AKIN YAZDI: T24 17 yaşında: Bir “aynı fikirde olmama hakkı” hikâyesi Kendinize ve bağımsız gazeteciliğe bir iyilik yapın, reklamsız T24’e abone olun! ‘Haber elemanı’ arkadaşlar; nerede bu Almanya paraları, söyleyin bölüşelim!
|
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|
Çizgi: Selçuk Demirel

