Yaşı benden küçük bir arkadaşımın oğlu İstanbul’un en zor girilen özel okullarından birini bitirdikten sonra, sınavda ciddi bir puan alarak girdiği fakülteden de mezun olup endüstri mühendisi oldu.
İsmi lazım olmayan ancak sektöründe önemli bir şirkette kolayca iş de buldu ama arkadaşım durumdan hiç hoşnut değil.
Çünkü oğlu, kendi yaşındaki birçok kişinin girebilmek için sırada beklediği bir işi bulmuşken ayrılmayı düşünüyor.
Haksız da sayılmaz.
Bizim gençlik yıllarımızda böyle bir CV’ye sahip birisi, aldığı maaşla gayet güzel yaşar, bir-iki yıl içinde de kendisine bir otomobil alabilirdi.
Şimdi ise kız arkadaşıyla bir hafta sonu önce bir barda bir içki içseler, ardından bir akşam yemeği ve üzerine biraz da müzik dinleyelim deseler aldığı maaşı harcar, 29 gün dımdızlak kalır.
Onun için çocuğa hak veriyorum. Evde oturup Netflix’e filan çeviri yapsa daha çok kazanabileceğini biliyorum çünkü.
O şirketlerin yöneticilerinin böyle maaşlarla, bu gençlerin nasıl geçinebileceklerini düşünüp düşünmediklerini de merak ediyorum aslında.
Bu yazıyı yazdığım gün The Washington Post’ta yayımlanan bir haber, ABD’de yılda altı haneli maaş kazandıran işlere girebilmek için üniversiteye gitmenin gerekmediğini anlatıyordu.
Danielle Douglas-Gabriel’in haberine göre şu anda ABD’de en gözde meslek hava trafik kontrolörlüğü.
Yılda 150 bin dolarlık bir gelir getiriyor ki ABD gibi düzenli gelire sahip insanların kredi imkanlarının geniş olduğu bir ülke için çok ciddi bir rakam bu.
Bunu yılda 123 bin dolardan başlayan gelir getiren pilotluk takip ediyor. Pilotlar ile nükleer reaktör operatörlerinin gelir düzeyi aynı.
Bunları takip eden ve yılda 50 bin doların üstünde gelir getiren diğer “top meslekler” şöyle:
Asansör-yürüyen merdiven montaj ve bakım uzmanlığı, su tesisatçılığı, elektrikçilik, havalandırma sistemi teknisyenliği, kaynakçılık.
Türkiye’deki durum ise tam tersi, yüksek gelir hedefliyorsanız üniversite diploması şart.
Noterlik, pilotluk, yazılım mühendisliği, sigorta uzmanlığı, avukatlık, eczacılık, doktorluk, yönetim danışmanlığı, mali müşavirlik ve petrol mühendisliği en çok gelir getiren meslekler.
Yeni kuşaklar gökten inmiyor
Elimde bir veri yok ama Türkiye’de de üniversite mezunu olmayı gerektirmeyen, iki yıllık ön lisans ya da sertifika programlarını tamamlayarak edinilebilecek mesleklerin daha çok gelir getirebileceği yolunda bir hissim var.
Tatil yörelerinde, mesela Bodrum’da beyaz eşya tamirciliğinin, noterlik kadar para kazandıracağına eminim.
Arkadaşım, oğlunun ücretini beğenmediği için işinden ayrılma isteğini “kuşak farkına” bağlamaya eğilimli.
Genç kuşakları “sorunlu kuşak” diye tanımlamanın bir yaşlılık tesellisi olduğunu söylüyorum ama ikna etmem de kolay değil.
Biz gençken de bizden önceki kuşaklar bizi pek beğenmezdi.
Bu kaçınılmaz bir şey; kendisini beğenmeyen orta yerinden çatlar derler, kuşaklar çatışmasında da bu durum aynen geçerli.
Unuttuğumuz şey şu ki her yeni kuşak, geçmişten gelen birikimlerin üzerine oturuyor.
Eğer yeni kuşakları beğenmiyorsanız hatayı kendi kuşağınızda aramalısınız. Kendi kuşağınızın hatalarının kaynağı da bir önceki kuşak olacaktır.
Kimse belli kuşak özellikleri taşıyarak doğmuyor, bunları sonradan ediniyoruz ve geçmişin izlerini de taşıyoruz.
İki yıl kadar önce Gen Z’nin ne kadar problemli olduğu filan tartışılırken The Economist’te yayımlanan bir haber, asıl “sorunlu kuşağın 55 yaşın üstündekiler” olduğunu anlatıyordu.
Arkadaşımla bu konuyu tartışırken o haberi hatırladım, “sakla samanı gelir zamanı” kutusundan bulup çıkardım.
Olay ABD’nin Güney Carolina eyaletinde geçiyor.
Orada emeklilerin bir arada yaşadığı siteler varmış. Emekli olduğunuzda o mahallelerde bir ev satın alıp yerleşiyorsunuz. Ondan sonra vur patlasın, çal oynasın!
Güney Carolina’daki Hilton Head Adası yakınlarında inşa edilen Latitude Margaritaville adlı sitenin “elçilerinden” Barbie isimli bir kadın bu sitede yaşamayı “üniversiteye yeniden başlamak gibi” diye tanımlıyor.
Barbie’nin siteyi inşa eden firma tarafından potansiyel yeni müşterilere siteyi tanıtmak için işe alınan sakinlerden biri olduğunu da belirteyim.
Sitenin sakinlerinden Lynette ise önceki hafta düzenlenen “toga partisinin” çok eğlenceli geçtiğini, sabahlara kadar yiyip içip dans ettiklerini anlatıyor.
“Toga”, Antik Roma dönemindeki vücuda sarılan beyaz kumaşla yapılan giysiye verilen isim. Toga partisi de Antik Roma partisi demekmiş. Bir yeme-içme orjisi yani!
Çağımızın gençleri bugünlerde telefonlarına bağımlı, önceki nesillere göre daha endişeliler.
Bu yüzden de Hippi’ler çağında olduğu gibi zihin bulandırıcı maddeler kullanma veya pervasızca parti yapma olasılıkları çok daha düşük.
Oysa büyükanneleri ve büyükbabaları, onların yaşındayken seks, uyuşturucu ve rock’n’roll ile deneyler yapmış bir nesil.
Yaşlandıkça eski alışkanlıklarından vazgeçmedikleri, Güney Carolina’daki emekli sitesindeki gibi hayat tarzlarından da anlaşılıyor.
55 yaş üstünün ‘zührevi’ sınavı
Ve istatistikler de gösteriyor ki “imamın kayığına biniş vakti” yaklaştıkça cinsel yolla bulaşan hastalıkların sayısı da artıyor.
55 yaş ve üstü Amerikalılar arasında “gonore” yaygınlığı 2010 yılından bu yana altı kattan fazla artmış.
Janie Steckenrider, tıp dergesi Lancet’te yayınlanan bir makalesinde, “cinsel işlev bozukluğu için ilaçlara ulaşımın kolaylığı, emeklilik topluluklarında yaşamanın yaygınlığı ve yaşlılar için flört uygulamalarının artan kullanımı rastgele karşılaşmaları kolaylaştırıyor. Buna prezervatifsiz ilişki kültürü de eklenince yaşlı yetişkinlerin hastalıklara karşı daha korumasız olduklarını görüyoruz” diye anlatıyor.
Benzeri bir tablo Birleşik Krallık’ta da yaşanmış.
2019 - 2023 yılları arasında genç yetişkinler arasında yeni “sifilis” enfeksiyonu sayısı hafifçe azalırken 65 yaş üstü kişilerde vakalar yüzde 31 oranında artmış.
Neyse ki bu eğilim AIDS için geçerli değil; AIDS’in yeni enfeksiyon sayısı küresel olarak azalıyor.
Devrimcilikten emeklilik olmaz!
Bugünün yaşlıları, gençken de devrimci eğilimleriyle düzeni zorluyorlardı, bugün de aynen devam ediyorlar.
Günümüzün yaşlıları emeklilik ve sağlık sistemlerini zorluyorlar ve sosyal sorunların giderek artan bir bölümünden de doğrudan sorumlular.
The Economist “Zengin bireylerin sayısı 65 yaş üstü kesimde giderek artıyor, Britanya’da nüfusun beşte birinden fazlasını oluşturuyorlar. Ve eğlenmek istiyorlar. Bir bakıma, 55 yaş üstü ancak 75 yaş altı olanlar-kabaca söylemek gerekirse, 'II. Dünya Savaşı sonrası baby boomer kuşağı' ve 'X Kuşağı' olarak adlandırılanların bir kısmı artık 'yeni sorun' kuşağıdır” diye yazıyor.
Gallup adlı kamuoyu araştırma şirketine göre, 2003-2023 arasındaki 20 yılda Amerika’da 18-34 yaş arası bireyler arasında içki içenlerin oranı yüzde 72’den yüzde 62’ye düştü.
Ancak 55 yaş üstü kişilerde içki içenlerin oranı yüzde 49’dan yüzde 59’a yükseldi.
Zengin dünyanın neredeyse her yerinde benzer eğilimler görülüyor.
Avustralya’daki Alkol ve Uyuşturucu Vakfı, 2022 yılında “Genç Avustralyalılar daha az riskli seviyelerde alkol tüketirken, yaşlı Avustralyalılar arasında riskli alkol tüketiminde önemli bir artış yaşandı” açıklamasını yapmış.
Fransa’da son yıllarda tüm gruplarda alkol tüketimi azaldı. Ancak en çok alkolden uzaklaşanlar gençler.
İspanya’da son bir yılda kokain kullandığını bildiren 55-64 yaş arası kişilerin oranı 15 yılda sekiz kat artmış.
Liverpool Üniversitesi’nde uyuşturucu ve alkol kullanımı üzerine çalışan akademisyen Fiona Measham, İngiltere’de 50’li yaşlarının ortalarındaki insanların festivallerde “eskisi gibi tüttüklerini” anlatıyor.
Seks meselesini sona sakladım.
Gelişmiş Batı ülkelerinde boşanma oranları genel olarak düşüyor.
Ancak emekliler arasında boşanma oranları artıyor.
Japonya’da genç yaş gruplarında boşanma oranları düşerken en az 20 yıllık evlilikten sonra boşanan çiftlerin sayısı artıyor.
Hollanda’da yapılan bir araştırma da 75 yaş üstünde cinsel olarak aktif olduğunu bildiren kişilerin oranı 2014’te yüzde 16’dan 2024’te yüzde 27’ye yükselmiş.
The Economist’in haberine göre yaşlı insanlar, günümüzde yeni hüküm giyen suçluların da daha büyük bir bölümünü oluşturuyor.
FBI verilerine göre, 1992’den 2022’ye kadar tutuklanan erkekler arasında 50 yaş üstü kişilerin oranı üç katına çıkarak yüzde 5’ten yüzde 15’e yükseldi.
FBI benzer eğilimin diğer ülkelerde de görüldüğünü raporluyor.
Her şey gösteriyor ki günümüzün “baş belaları” bizlerin yaş grubundan çıkıyor.
The Economist’in bu haberini okurken Z kuşağının, metroda, otobüste X kuşağına yer vermemekte çok haklı olduklarını aklımdan geçirdim.
“Madem her haltı karıştırabiliyorsunuz, metroda da ayakta gidebilirsiniz” diye düşünüyorlar sanırım.
Oksijen'den alınmıştır.
T24'ten kamuyona - Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi!
Ne oldu?
Karar tebliğden önce Adalet Bakanlığı'nın WhatsApp gruplarında paylaşıldı
Adalet Bakanlığı, basın gruplarında paylaştığı notla, dünyada da referans gösterilen, Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24'ün internet ve sosyal medya hesaplarının 'LGBT propagandası' yaptığı suçlamasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nce erişime kapatıldığını duyurdu. Bilgi notunda ayrıca T24'ün LGBTİ+'lar hakkındaki içerikleri de dosya şeklinde gönderildi. Erişim engeli olarak alınan karar, gönderildiği Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından akşam saatlerinde e-posta yoluyla T24'e tebliğ edildi. İlgili 118 içerik ile T24’ü erişime kapatma kararının, 29 Eylül'de alındığı öğrenildi. Mahkeme kararında, sulh ceza hâkimliğinin erişim engeli talebini 25 Eylül'de reddettiği, ancak itirazı değerlendiren mahkemenin daha sonra erişim engeli kararı aldığı bilgisi yer aldı. Kararda, T24'ün söz konusu haberleri ve sosyal medya paylaşımlarının "Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik olduğu" ve içeriklerin "gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği" iddia edildi. Bu iddialarla, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8/A maddesine dayanarak "suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli ve içeriğin yayından çıkarılması yönünde karar verildiği bildirildi. Kararın BTK sayfasında yayımlanmasının ardından, 17 yıldır bağımsız gazetecilik yapan T24 haber sitesi 30 Eylül 2026 tarihinde erişime engellendi.
T24'e erişim engeli dünya basınında: Katıksız gazeteciliğe darbe!
T24 hakkında iftira ve linç kampanyası
T24 hakkında X'te bir süredir bazı hesaplar tarafından iftira kampanyası yürütülüyordu. Farklı hesaplarca servis edilen aynı video görseli ve aynı metinde, "'Basın özgürlüğü' söylemi üzerinden yürütülen tartışmanın merkezinde bu kez T24’e aktarıldığı belirtilen fonlar var. Söz konusu fonların hangi kaynaklardan geldiği, hangi amaçlarla sağlandığı ve yayın politikasıyla nasıl bir ilişki taşıdığı kamuoyunca sorgulanıyor. Özellikle LGBT içerikleri üzerinden aile yapımızı hedef alan yayınlarla öne çıkan T24’ün asıl niyeti belli" ifadeleri yer alıyordu.
DOĞAN AKIN YAZDI:
T24 17 yaşında: Bir “aynı fikirde olmama hakkı” hikâyesi
Kendinize ve bağımsız gazeteciliğe bir iyilik yapın, reklamsız T24’e abone olun!
‘Haber elemanı’ arkadaşlar; nerede bu Almanya paraları, söyleyin bölüşelim!
Dünyada ve Türkiye’de T2417 yıldır tek kuruş almadı!Hiçbir şirket, kişi, kurum, kuruluş, dernek, örgüt, fon ve benzeri oluşumla bir ilişkisi bulunmayan, kendi ürettiği imkânlar dışında hiçbir dış kaynak tüketmeyen bağımsız internet gazetesi T24; 1 Eylül 2009'da yayına başladı. Aradan geçen 17 yılda hiçbir kişi, kurum, şirket, fon ve benzeri bir yapıdan tek kuruş almadı. T24 hesapları Maliye tarafından defalarca denetlendi, fon aldığına dair hiçbir bulguya rastlanmadı. Gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi!Guardian Vakfı ile Norveç Sosyal Bilimler Derneği'nin ortaklığıyla Medya Araştırmaları Derneği tarafından 2018'de yapılan araştırmada T24 "gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi" olarak tespit edildi. Dünyanın önde gelen paylaşım organizasyonlarından TEDX Konuşmaları'nda, kuruluşu ve kazandığı etkiyle hikâyesi sahneye davet edilen Türkiye'deki ilk ve tek haber sitesi T24 oldu. Yapay zekâ bilgi doğrulamak için en çok T24’e başvuruyor!Stanford Üniversitesi’nin 12 bin 600 soru yönelterek yaptığı, sonuçları temmuz ayında açıklanan araştırmanın sonuçlarına göre; yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu mecralar arasında T24 birinci sırada çıktı.
|
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|
Çizgi: Selçuk Demirel

