Bu söz hep aklımda kaldı; her devirde geçerli elbette ama o gün orada o şartlarda söylenmesinden ötürü daha ziyade. Önce bir belgeselde yazmıştım bunu. O kitap da oldu. Sonra başka kitabımda da geçti.
26 Mayıs 1915. Çanakkale Savaşı şiddetli biçimde sürüyor. O tarihte bir Fransız zırhlısı, Dupleix, Bodrum limanı açıklarına geliyor. Alman denizaltılarının ikmal noktaları peşindeler. Çünkü Alman denizaltıları Ege ve Akdeniz’de ciddi zarar veriyor Müttefik donanmasına.
Karaya çıkmak istiyorlar. Teğmen İbrahim Nezihi, 10 civarında asker ve bir kısım Bodrumlu Fransız filikalarına ateş açıyor. Birçok Fransız asker denize cansız düşüyor. Dupleix, Bodrum kalesini topa tutarak çekip gidiyor.
Fransa tarihinde “Bodrum Muharebesi” olarak geçer bu olay. Bizde geçer, geçmez! Fransızlara ateş açan İbrahim Nezihi, bugün de saklanan bir mektubunda şöyle yazıyor o sırada: “Bir kolağasını vurduk… Çok gençti… Kim bilir ne hayalleri vardı!”
Bir “düşman”ı vuran, vurmak zorunda kalan yürekli bir direnişin kahramanının yüreğine bir bakar mısınız? “Düşman”ının bile “hayalleri”ni dert edinmiş! Bir de dönüp “çağdaş birileri”ne bakarsınız sonra!
İbrahim Nezihi daha sonra Büyük Taarruzda, Afyon’da “şehit” düşüyor. Kendi hayallerini de geride bırakarak. Merak etmiştim onun dert edindiği “kim bilir ne hayaller”i. Araştırınca şu çıkmıştı: O Fransız yüzbaşı, Mata. “Hayalleri”nin bazısını gerçekleştirmiş: Mühendis de çıkmış, Fransız donanmasının ilk denizaşırı radyo haberleşmesini gerçekleştirip onur madalyası almış. Antarktika keşiflerine katılmış ve adı, bugün de yaşayacak şekilde, orada bir “boğaz”a verilmiş. Bir süre Bodrum’da gömülü kaldıktan sonra naaşı Fransa’ya gönderilmiş.
Bu öykü neden yine aklıma geldi? “Kim bilir ne hayalleri vardı” sorusunu al, ülkenin her köşesinde dolaştır.
“Kibir, kin, nefret, arsızlık” iktidarında, Fatma BSK’ların azdığı ve hiç yalnız olmadığı, yıllardır bu düzenin mekanizmalarına baka baka ilham üstüne ilham alıp kendi arsızlık hikayelerini yazdığı bir ortamda, kapı kapı dolaştır.
Soma’daki 300’den fazla ölü madenciye yeni eklenen beş madenciye uğra mesela. Bir sor, çoluğuna çocuğuna: Kim bilir ne hayalleri vardı, diye. Onlar biliyordur, hayallerin bile eve giren ekmekten hızlı küçülüp yok olduğu memlekette.
Ankara’ya uğra, “Para için değil onurumu için" pankartıyla kendini yokluk içinde yok eden emekli polisin “onurlu hayalleri”ni sor. Oradan, uzak değil, Eskişehir mesela: “Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi”nde, 42 yaşında hayatına son veren, ODTÜ fizik mezunu polisin hayallerini topla “bahçe”den.
Her yıl ekmek peşinde can veren binlerce işçinin, en yakınlarının eliyle katledilen 300 kadının, “mecburi köle işçilik”te hayalleriyle makine altında kalan, yanan, boğulan küçük çocukların hayallerini sor. Bulabildiğini al işte!
Bir yandan arsızlıkları, ihtirası, muhterisleri azdıran bir düzen, düzenbazlık… Bir yandan da yüzbinlerce hanenin, ailenin hayallerini kurutan, milyonlarca genç ve çocuğun hayallerini vuran, bunları toprak, orman, kıyı, oy, belediye gaspıyla ve istikrarlı servet aktarımıyla yürüten, iktidar içindeki veya ona yanaşma arsızlara da ilham vere vere tam kirlenmiş bir düzen.
Her ölümde, her zorbalıkta sorasım, söyleyesim geliyor belki de: Kim bilir ne hayalleri vardı… Ve onları öldürdünüz bir şekilde!
Fakat şöyle bir şey de var: Gazeteleri zaten ele geçirip öldürdünüz ve medyadaki yandaş çürüme gençlerin zaten ilgisini çekmiyor. Troller de bir yere kadar. Gençler bilhassa, engellediğiniz T24 gibi her mecraya bir şekilde ulaşabiliyor ve her yasakla, her engelle, her sansürle “vurmak” isterken hakikati, haberi, eleştiriyi; kendinizi de ayağınızdan vuruyorsunuz aslında.
“Kim bilir hala ne hayalleri var” olan bir kuşak, muhtemelen arzu ettiğiniz gibi olmayacak! (Bunu bir başka yazıda, belki sonrakinde örneklerle açarım.)
Not: Girişteki tarihi ve insani vakayı anlattığım olay “Bodrum: Yüzyıllık Yolculuk” belgeseli ve kitabıyla, “Senin Adın Corona Olsun”da daha ayrıntılı! İbrahim Nezihi’nin mektubunun Bodrum Kalesinde olması lazım. Halikarnas Balıkçısı, ayrıntıları olmasa da, kitabında İbrahim Nezihi’yi anmıştı…
Sevdiğim bir kardeşimi, Galatasaray Lisesi’nden küçüğüm, Mezunlar Derneği “Cemiyet”in yıllarca başkanlığını yapmış Fidel Berber’i genç yaşında, elbette geride kalan “hayalleri”yle de kaybettik. Yine de gerçekleştirdiği “hayaller” ne çok kişinin hatırası da oldu. Onu en son, ağustosta Bodrum’da görmüştüm.
Sarılmıştık. “Nasılsın”a cevabı her zamanki güleryüzüyle “İyiyim” olmuştu! Bazen kendimizin ya da sevdiğimiz birisinin “iyi olması” bile hayalimizdir.
|
T24'ten kamuoyuna - Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi! Karar, tebliğden önce Adalet Bakanlığı'nın WhatsApp gruplarında paylaşıldıAdalet Bakanlığı, basın gruplarında paylaştığı notla, dünyada da referans gösterilen, Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24'ün internet ve sosyal medya hesaplarının 'LGBT propagandası' yaptığı suçlamasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nce erişime kapatıldığını duyurdu. Bilgi notunda ayrıca T24'ün LGBTİ+'lar hakkındaki içerikleri de dosya şeklinde gönderildi. Erişim engeli olarak alınan karar, gönderildiği Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından akşam saatlerinde e-posta yoluyla T24'e tebliğ edildi. İlgili 118 içerik ile T24’ü erişime kapatma kararının, 29 Eylül'de alındığı öğrenildi. Mahkeme kararında, sulh ceza hâkimliğinin erişim engeli talebini 25 Eylül'de reddettiği, ancak itirazı değerlendiren mahkemenin daha sonra erişim engeli kararı aldığı bilgisi yer aldı. Kararda, T24'ün söz konusu haberleri ve sosyal medya paylaşımlarının "Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik olduğu" ve içeriklerin "gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği" iddia edildi. Bu iddialarla, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8/A maddesine dayanarak "suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli ve içeriğin yayından çıkarılması yönünde karar verildiği bildirildi. Kararın BTK sayfasında yayımlanmasının ardından, 17 yıldır bağımsız gazetecilik yapan T24 haber sitesi 30 Eylül 2026 tarihinde erişime engellendi. T24'e erişim engeli dünya basınında: Katıksız gazeteciliğe darbe! T24 hakkında iftira ve linç kampanyasıT24 hakkında X'te bir süredir bazı hesaplar tarafından iftira kampanyası yürütülüyordu. Farklı hesaplarca servis edilen aynı video görseli ve aynı metinde, "'Basın özgürlüğü' söylemi üzerinden yürütülen tartışmanın merkezinde bu kez T24’e aktarıldığı belirtilen fonlar var. Söz konusu fonların hangi kaynaklardan geldiği, hangi amaçlarla sağlandığı ve yayın politikasıyla nasıl bir ilişki taşıdığı kamuoyunca sorgulanıyor. Özellikle LGBT içerikleri üzerinden aile yapımızı hedef alan yayınlarla öne çıkan T24’ün asıl niyeti belli" ifadeleri yer alıyordu. DOĞAN AKIN YAZDI: T24 17 yaşında: Bir “aynı fikirde olmama hakkı” hikâyesi Kendinize ve bağımsız gazeteciliğe bir iyilik yapın, reklamsız T24’e abone olun! ‘Haber elemanı’ arkadaşlar; nerede bu Almanya paraları, söyleyin bölüşelim! |
Dünyada ve Türkiye’de T2417 yıldır tek kuruş almadı!Hiçbir şirket, kişi, kurum, kuruluş, dernek, örgüt, fon ve benzeri oluşumla bir ilişkisi bulunmayan, kendi ürettiği imkânlar dışında hiçbir dış kaynak tüketmeyen bağımsız internet gazetesi T24; 1 Eylül 2009'da yayına başladı. Aradan geçen 17 yılda hiçbir kişi, kurum, şirket, fon ve benzeri bir yapıdan tek kuruş almadı. T24 hesapları Maliye tarafından defalarca denetlendi, fon aldığına dair hiçbir bulguya rastlanmadı. Gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi!Guardian Vakfı ile Norveç Sosyal Bilimler Derneği'nin ortaklığıyla Medya Araştırmaları Derneği tarafından 2018'de yapılan araştırmada T24 "gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi" olarak tespit edildi. Dünyanın önde gelen paylaşım organizasyonlarından TEDX Konuşmaları'nda, kuruluşu ve kazandığı etkiyle hikâyesi sahneye davet edilen Türkiye'deki ilk ve tek haber sitesi T24 oldu. Yapay zekâ bilgi doğrulamak için en çok T24’e başvuruyor!Stanford Üniversitesi’nin 12 bin 600 soru yönelterek yaptığı, sonuçları temmuz ayında açıklanan araştırmanın sonuçlarına göre; yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu mecralar arasında T24 birinci sırada çıktı.
|
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|
Çizgi: Selçuk Demirel

